Türkiye’de tuz tüketimi, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği günlük 5 gram sınırının iki-üç katına ulaşarak halk sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturuyor. İstinye Üniversitesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sünbül, aşırı tuz alımının özellikle kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti.
Prof. Dr. Sünbül, tuzun damar içi hacmi artırarak kan basıncını yükselttiğini, uzun vadede kalp kası kalınlaşması, koroner arter hastalıkları, kalp yetmezliği, inme ve kronik böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Ayrıca yüksek tuz alımının osteoporoz ve mide kanseri riskini de artırdığı ifade edildi.
Toplumda tuz tüketiminin çoğunlukla eklenen sofralık tuzdan kaynaklandığı düşünülse de, asıl risk işlenmiş ve paketli gıdalardan geliyor. Ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri, hazır çorbalar ve fast-food yiyecekleri toplam tuz alımının büyük kısmını oluşturuyor. Prof. Dr. Sünbül, çocuklukta başlayan tuzlu gıda alışkanlıklarının ileriki dönemde hipertansiyon ve damar sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Tuz tüketimini azaltmak mümkün; etiket okuma, baharat ve doğal aromalarla lezzet artırma, yemeklerde tuzu kademeli düşürme ve dışarıda “az tuzlu” tercihler sağlıklı adımlar olarak öne çıkıyor. Sünbül, küçük ve sürdürülebilir değişikliklerle kalp ve böbrek sağlığının korunabileceğini vurguladı.