Güney Kıbrıs ve Savaşın Etkileri
ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar devam ederken, Siyonistlerin Güney Kıbrıs'ı askeri üs olarak kullanması Doğu Akdeniz'deki güvenlik dinamiklerini yeniden gündeme getirdi. Güney Kıbrıs’ın, İsrail ve Batılı ülkelerle kurduğu askeri iş birliklerine dikkat çeken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Yeni Şafak'a yaptığı açıklamalarda bu durumu değerlendirdi. Ertuğruloğlu, İran Savaşı öncesinde Güney Kıbrıs’ın hızla silahlandırıldığını hatırlatarak, adadaki askeri hareketliliğin tesadüfi olmadığını vurguladı.
Türk Askerinin Durumu
Rum tarafının uzun süredir “sıfır asker, sıfır garanti” politikasıyla Türk askerinin adadan çıkarılmasını hedeflediğini hatırlatan Ertuğruloğlu, “Bugün geldiğimiz noktada adaya getirilmedi asker kalmadı. Silahlanma ciddi boyutlara ulaştı. Bu politikaların ardında Türkiye’ye karşı bir denge kurma ve Türk askerini adadan çıkarma arzusu yatıyor. Ancak bu hedeflerin gerçekleşmesi mümkün değildir. Ne Türk askeri adadan çıkarılabilir ne de Güney Kıbrıs NATO üyesi olabilir” şeklinde konuştu.
Ertuğruloğlu, “Rum yönetiminin Türk düşmanlığıyla hareket ettiği açık bir gerçektir” diyerek, “Siyonist zihniyetin yayılmacı politikalarını Gazze, Filistin ve şimdi İran’da sergilediği gibi, 'Megali-İdea' hedefi doğrultusunda hareket eden Rum-Yunan ikilisi de benzer bir anlayışa sahip. Bu zihniyet, İskender’in imparatorluğunu yeniden kurma hayaline dayanan sakat bir düşüncedir. Buna karşılık tek yapmamız gereken, kendimizi korumak için önlemler almaktır” ifadelerini kullandı.
Türk F-16'ları ve Rum Tepkileri
Türk F-16'larının adaya intikaline yönelik Rum tarafının tepkilerini “hadsizce” olarak nitelendiren Ertuğruloğlu, “Bizden izin alınmadı, diyorlar. Siz kimsiniz? Yunan F-16’ları geldiğinde ses çıkarmayanlar, Türk uçaklarına tepki gösteriyor. Oysa Türk F-16’larının gelişi, Kıbrıs Türkü’ne güven verdi ve yalnız olmadığımızı bir kez daha ortaya koydu” değerlendirmesinde bulundu.
Kıbrıs Türkü’nün kendisini Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Ertuğruloğlu, “Türkiye’nin sağladığı güvence sayesinde bu ateş çemberinin içinde bile kendimizi güvende hissediyoruz. Bizim anlayışımız nettir: Kimse bize saldırmadığı sürece, biz de kimseye tehdit olmayız” şeklinde konuştu.