Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

10 Mart 2026 Salı İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Rayların Eşliğinde Tablo Gibi Manzaralarla Yolculuğa Çıkalım

E
Yazar Medya
5 dk okuma 34 okunma Yayınlanma: 10 Mart 2026 17:17 Güncelleme: 10 Mart 2026 19:02
Rayların Eşliğinde Tablo Gibi Manzaralarla Yolculuğa Çıkalım
Rayların Eşliğinde Tablo Gibi Manzaralarla Yolculuğa Çıkalım Foto: Yazar Medya

İtalya-İsviçre Arasında Bernina Express ile Yolculuk

Alp Dağları, tüneller, köyler ve kayak yapan insanlar... Bu manzaralar eşliğinde Bernina Express ile İtalya'dan İsviçre'ye muhteşem bir yolculuğa çıkıyorum. Kırmızı trenin peşinden sürüklenirken, karla kaplı Alpler'in yamaçlarında geçen bu fantastik deneyim, 2008 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne dahil edilmiş olan bu rotanın güzelliklerini gözler önüne seriyor. Yolculuk boyunca 196 köprü, 55 tünel ve birçok köyü geçerek Avrupa'nın en yüksek rakımlı düzenli yolcu taşıyan demiryolu hattında ilerliyorum; yüksekliği 2253 metreyi buluyor. Panoramik camlar sayesinde manzaranın tadını çıkararak eşsiz bir deneyim yaşıyorum.

Bernina Express, dünyanın en iyi tren rotalarından biri olarak kabul edilmektedir.

Bernina Express yolculuğumu tek yön yerine hem Tirano-Chur hem de Chur-St. Moritz-Tirano güzergahında yapıyorum. Chur'da bir gece konakladıktan sonra dönüş yolculuğuna tekrar kırmızı trenle başlıyorum. Yaklaşık 4 saat süren bu seyahat boyunca Alp Dağları, viyadükler, tüneller, köyler ve kayak yapan insanlar manzaralarını izlemek son derece keyifli. Biletimi Rhaetian Demiryolu'nun resmi web sitesinden aldım. Trende yemek servisi mevcut, ancak marketten bir şeyler alıp trende keyifle yemek daha hoş. Hangi yönde oturursanız oturun, güzel kareler yakalamanız mümkün. İki vagon arasındaki geçiş bölümlerindeki pencerelerden de fotoğraf çekebilirsiniz. Viyadüklerin en güzel yerlerini haritada işaretleyip, yaklaştıkça cama çıkarak istediğim kareleri yakalıyorum. Özellikle Landwasser Viyadüğü, ikonik görüntülerden biri.

Mühendislik ve Doğanın Büyüsü

Karla kaplı zirveler, buzul gölleri ve derin vadiler... Zermatt’tan St. Moritz’e uzanan 8 saatlik bu yolculukta pencereden görülen her manzara adeta bir kartpostal gibi. İsviçre’de Glacier Express’e bindiğinizde zamanın akışı farklı bir hale geliyor. Rayların üzerinde ilerlerken Alpler’in sessizliği ve trenin melodik tıkırtısı iç içe geçiyor. Daha önce birçok kez seyahat etsem de bu yolculuk bambaşka bir deneyim sundu; doğa, mühendislik ve zarafetin mükemmel uyumunu daha önce hiç hissetmemiştim.

Landwasser Viyadüğü’nden geçerken kendinizi boşlukta süzülüyormuş gibi hissediyorsunuz; manzara o kadar etkileyici ki bir an için nefesinizi tutuyorsunuz. Türkiye’den gitmek isteyenler için en pratik yol, İstanbul'dan Zürih'e direkt uçmak. Oradan trenle Zermatt’a geçerek seyahatinize başlayabilirsiniz. Alternatif bir başlangıç noktası olarak St. Moritz yönünü de tercih edebilirsiniz. Hangi güzergâhı seçerseniz seçin, bu hat sizi İsviçre’nin kalbinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.

Trenle Yapılan Unutulmaz Seyahatler

Bahar Gündoğdu, Hürriyet Seyahat gezgini olarak gittiğim her ülkede mümkünse trenle seyahat etmeyi tercih ediyorum. İran’da eski bir kara trenin hâlâ çalıştığını duydum ve bunu denemek istedim. Kashan ile Yezd arasını trenle geçmeye karar verdim. Biletleri genellikle bir gün önceden alabiliyorsunuz, hatta aynı gün almak da mümkün, ama ben garantili olmayı tercih ettim. İran’ın takvimi ve alfabesi farklı olduğu için benim gibi bir İranlıdan yardım almanız faydalı olabilir.

Treni beklerken eski kara tren görmeyi umuyordum, ancak şans eseri oldukça modern bir tren geldi. Vagonlar temizdi, yolcular sakin ve güler yüzlüydü. Tren fazla kalabalık değildi. İstediğim koltuğa oturdum ve birkaç kez yer değiştirdim. Çölün içinden yavaşça ilerlerken pencereden dışarı bakmak muhteşem bir deneyim oldu. Kum tepeleri, uzaklardaki küçük köyler ve zaman zaman görünen deve sürüleri adeta bir film sahnesini andırıyordu. Kendinizi bir belgeselin içindeymiş gibi hissediyorsunuz; sessiz, huzurlu ve büyüleyici bir atmosfer.

Tren yolculukları sırasında yerel dil veya kültürle ilgili bilgi almak faydalı olabilir.

Bir yeri gerçekten tanımanın yolu, onunla aynı ritimde yaşamaktan geçiyor. Hua Lamphong Garı akşam saatlerinde kalabalık bir ortam sunuyordu. Ellerinde bavullarla yerel halk, sırt çantalı gezginler ve el arabasında yemek satan satıcılar... Tren düdüğü çaldı ve Tayland’a doğru yolculuk başladı. Yerel bir tren, ikinci sınıf yataklı. Kompartıman yok, uzun bir vagon boyunca sıralı koltuklar mevcut. Tren hareket ettikten kısa bir süre sonra görevliler oturma yerlerini ranzaya dönüştürüyor. Beyaz çarşaflar serilip battaniyeler dağıtılıyor ve yatakların arasına renkli perdeler çekiliyor. Koca vagon okul yatakhanesi gibi bir görünüm alıyor.

Yemek servisi yapılmadığı için çoğu yolcu yanında atıştırmalık getirmişti. Kimi uzanıyor, kimi kitap okuyor; tren hafifçe sallanıyor... Sabaha karşı ilk ışıklarla sisli dağlar ve pirinç tarlaları görünmeye başladı. Sessiz, yeşil ve huzurlu bir şehir olan Chiang Mai’ye vardığımızda tuk tuk’ların sesi ve sokak yemeklerinin kokusu karşıladı bizi.

Kışın Keyifli Tren Yolculukları

Kesinlikle kış mevsiminde ve kar yağdığı dönemde denenmesi gereken bir rota. İstanbul'daki uluslararası bilet gişeleri olan Sirkeci ve Halkalı'dan detaylı bilgi alabileceğiniz Sofya treni için internet üzerindeki bilgilere güvenmeyin; sık sık değişiklik olabiliyor. İki tür kompartıman mevcut. Kuşetlide dört, yataklıda ise iki yatak bulunuyor. Kişi başı kuşetli bilet fiyatı 36,40; yataklı bilet fiyatı ise 41,40 euro. Aile veya arkadaşlarla bir kompartıman almak daha keyifli olacaktır; tanımadığınız kişilerle dar alanda rahat edemeyebilirsiniz. Yemek vagonu yok, bu yüzden hazırlıklı olmalısınız. Yanınızda içme suyu ve bol atıştırmalık bulundurmanızda fayda var. Akşam 20.00’de başlayan yolculuk, 08.00’de sona eriyor.

Tertemiz çarşaflar verilecek, ancak heyecanla pencereden akıp giden masalsı manzaraları izlerken uykuya dalmak zor olabilir. Kaloriferler sıcacık ortam sağlarken, tıkır tıkır ray sesleri eşliğinde geçtiğiniz bembeyaz karlı manzaralar aklınızda kalacak. Bu seyahat için Schengen vizesi gerekmektedir; yeşil ve gri pasaport sahipleri için vize gerekmez. Euro bölgesine girmediği için Sofya’da levaya ihtiyacınız olacak. Kredi kartları sorunsuz çalışıyor ve yemek ile konaklama fiyatları da oldukça uygun. Birçok kişi günü şehirde geçirip gece aynı trenle geri dönmeyi tercih ediyor; ancak kalmanızı öneririm, çünkü Sofya tam bir müzeler ve kayak kenti.

Victoria Şelaleleri'nde Steam Train Deneyimi

Geçtiğimiz yıl çıktığım Güney Afrika turu, meslek hayatımda yaşadığım en etkileyici seyahatlerden biri oldu. 5 ülkeyi görme fırsatı buldum ve unutulmaz deneyimler yaşadım. Bunlardan biri kesinlikle Victoria Şelaleleri’ydi. Zambezi Nehri üzerinde, Zambiya ve Zimbabve sınırları arasında bulunan bu şelaleler, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Kaldığımız The Victoria Falls Hotel, Zimbabve tarafında, milli parkın içinde ve şelalenin coşkulu sesini duyabileceğiniz bir cennet köşesi gibi. İşte burada size özel bir önerim olacak...

Bölgenin güzelliklerini izlemek için Zambia tarafındaki Steam Train ile akşam yemeği deneyimi yaşamalısınız. Bu kısa tren yolculuğu, hayatınız boyunca unutamayacağınız bir manzara sunuyor. Sürekli iki ülke arasında geçiş yapıldığından, pasaportunuzu yanınıza almayı unutmayın. 128 metre yükseklikteki Victoria Falls Bridge (Victoria Şelalesi Köprüsü) üzerinde, Victoria Şelaleleri’nin muhteşem manzarası eşliğinde günü batırabilirsiniz.

Kuzey’in Büyüsünü Hissetmek

ın ilk ışıklarıyla Flåm İstasyonu’nda trene bindim ve maceram başladı. 1940’larda tamamlanan bu tarihi hat, dünyanın en dik demiryollarından biri olup, 20 kilometrelik kısa bir rotada raylar 866 metre yükseliyor. Tren yavaşça hareket ederken, pencere önünde bir tablo açılıyor: Karla kaplı dağlar, sisler içindeki köyler ve gökyüzünden düşen gümüş şelaleler... Her virajda yeni bir mucize ile karşılaşıyorsunuz; karanlık bir tünelden geçip bir anda ışıklarla dolu bir vadide buluyorsunuz kendinizi.

Kjosfossen Şelalesi’nde durduğumuz an benim için unutulmazdı. Şelalenin uğultusu ve sislerin içinden beliren İskandinav mitoloji kahramanı Huldra figürü, dağlarda yankılanan şarkısıyla Norveç masallarının canlanmış hali gibiydi. Bu yolculuk sadece bir tren seyahati değil, Norveç’in sessiz gücünü ve Kuzey’in büyüsünü hissettiren bir deneyim oldu. Rayların üzerinde ilerlerken doğa ve insan arasında kurulan o eşsiz bağı tanık olma fırsatım oldu.

Doğu Ekspresi ile Anadolu’nun Güzellikleri

Haydarpaşa Garı’ndan el sallanarak uğurlanan şanslı kişilerden biri oldum. Saatler süren yolculuk, muhteşem manzaralar eşliğinde Kayseri’nin Karaözü Köyü’nde sona erer; anneannem ve dedem tarafından karşılanırdım. 9 yaşında ilk Doğu Ekspresi yolculuğumu böyle gerçekleştirdim. Bugün Ankara’dan başlayan ve Kırıkkale, Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum'dan geçerek Kars’a ulaşan Doğu Ekspresi, 33 saat sürüyor. Yol boyunca muazzam bir coğrafyanın kalbinden ilerliyor. Yerli ve yabancı gezginlerin dikkatini çeken Kars’ın mimarisi, tarihi, doğası ve gastronomisi bu rotayı cazip kılıyor. Tek olumsuz yanı, biletlerin acenteler tarafından hızla tükenmesi nedeniyle paket tur almanız gerektiği.

Doğu Ekspresi, çok önemli bir potansiyele sahip. Ancak, dünyadaki rakipleri gibi panoramik pencereli vagonlar ve otantik dokunuşlarla yolculara Anadolu’yu daha yoğun hissettirecek bir deneyim sunulmalıdır. Ülkemizi uluslararası alanda tanıtmak için önemli bir anahtar konumunda.

Budapeşte-Viyana Hattında Unutulmaz Bir Deneyim

Orta Avrupa’nın tam kalbinde, Tuna Nehri’nin iki yakasını trenle birleştiren unutulmaz bir rota: Budapeşte-Viyana hattı. Yaklaşık 3 saat süren bu yolculukta pencereden izlediğiniz her manzara, “İyi ki seyahatimi trenle yapmışım” dedirtecek. Yolculuğunuz sırasında Macaristan’ın bozkırlarını geride bırakırken, Avusturya’nın yeşil tepeleri ve kır evleri, size Avrupa’nın zarif yüzünü gösterecek.

Konforlu vagonlarda kahvenizi yudumlarken, iki başkentin kültür, mimari ve müzikle dolu hikâyeleri birbirine karışıyor. Bu tren yolculuğu, sizi sadece A noktasından B noktasına ulaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda bir deneyim sunuyor. Bir yerden bir yere ulaşmanın ötesinde, size yavaşlamayı ve yolculuğun kendisini sevmeyi hatırlatıyor. Belki de trenin asıl durağı, keşfetmenin kendisidir.

Etiketler

#Bernina Express #Alp Dağları #UNESCO Dünya Mirası #Chur #St. Moritz #Rhaetian Demiryolu #panoramik manzara #İtalya-İsviçre

Videolar