ABD ve İran Arasındaki Müzakere Süreci
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, iki ülke arasındaki ilişkiler hakkında önemli bir görüşme gerçekleştirdi. İranlı üst düzey bir yetkili, iki ülkenin İsviçre'nin Cenevre kentinde yürütülen müzakerelerinin detayları üzerine bilgi verdi ve yaptırımlar konusunda farklı bakış açılarına sahip olduklarını belirtti.
Yetkili, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması çerçevesinde İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Tahran'ın uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflık seviyesini azaltma ve bölgesel bir konsorsiyum oluşturma seçeneklerini ciddi şekilde değerlendirebileceğini aktardı.
Görüşmelerin Geleceği
İranlı yetkili, İran ve ABD'nin Mart ayı başında dolaylı görüşmeler yapmayı planladığını ve bu görüşmelerin sonucunda bir "ara anlaşma" sağlama olasılığının bulunduğunu dile getirdi.
Ekonomi alanında Tahran yönetimi, petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü ABD'ye vermeyeceğini vurguladı. Bununla birlikte, İranlı yetkili, ABD merkezli firmaların İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak faaliyet gösterebileceğini ancak kaynak mülkiyeti konusunda taviz vermeyeceklerini belirtti.
Diplomatik müzakerelerde, tarafların yaptırımların hafifletilmesi ile ilgili olarak henüz ortak bir anlayışa ulaşamadığı görülüyor. ABD ve İran, müzakereler sırasında savaş tehditleriyle karşı karşıya kalmıştı. Trump, askeri müdahale olasılığını gündemde tutarken, olası bir saldırının "travmatik" sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
İran'ın Cevabı ve Nükleer Program
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, nükleer program üzerine ABD ile yürütülen müzakerelerdeki durumu değerlendirerek, "Savaşa da, barışa da hazırız. Eğer İran halkına saygılı bir dille hitap ederseniz, biz de aynı şekilde karşılık vereceğiz. Ancak güç diliyle konuşursanız, biz de o şekilde yanıt veririz." şeklinde konuştu.