Gelecek Partisi'nden TBMM'de Basın Toplantısı
Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Partisi'nin milletvekilleriyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Sivil can kayıplarının önlenmesine yönelik geçmişte başlatılan 'Küresel Vicdan Girişimi'ni hatırlatan Davutoğlu, İran'daki ilkokulun doğrudan hedef alındığına da vurgu yaparak benzer bir girişimde bulunduklarını ifade etti. Hazırlanan metnin son iki gündür imzaya sunulduğunu ve uluslararası alanda tanınan 100 kişinin bu metne destek verdiğini belirtti.
Davutoğlu, “ABD-İsrail, meşruiyetini sorgulayan bir saldırıya başladı. Bizim bu saldırılara karşı duruşumuz her zaman açık ve net oldu. Eğer herhangi bir sömürgeci ülke veya dış güç, bölgemize, özellikle de İran gibi uzun zamandır savaşa girmediğimiz bir komşumuza saldırırsa tutumumuz bellidir. Bu saldırılar sonucunda birçok insan hayatını kaybetti ve büyük bir yıkım yaşandı. Gazze soykırımının ardından, bu sefer İran'ın altyapısı tamamen tahrip edildi. Bu tür bir sorumsuzluk karşısında insanlık vicdanının sesi olmak, bir siyasetçi, devlet adamı veya bilim insanı olarak değil, insan olarak bizim görevimizdir. Bu süreçte destek veren herkese teşekkür ediyorum. İmza süreci tamamlandığında, metin Uluslararası Ceza Mahkemesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ve uluslararası yargı otoritelerine iletilecektir. Bu metin, işlenen insanlık suçunu uluslararası hukuk çerçevesinde ele almakta ve dünya kamuoyunu harekete geçirmeye davet etmektedir" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin Ara Bulucu Rolü
Savaşın Türkiye üzerindeki etkileri hakkında görüşlerini paylaşan Davutoğlu, “Türkiye, ara bulucu girişimlerini artırmalıdır. İlk olarak, Körfez ile İran arasındaki gerilimi azaltmak Türkiye'nin sorumluluğudur. Türkiye, Arap dünyası ile İran arasında daima bir denge kurmuş ve bunu korumuştur. Şu an devreye girme zamanı gelmiştir. Ayrıca, ABD yönetiminden gelen seslerin çelişkili olduğunu görmekteyiz. Trump, 'Onların bize saldıracağı bilgisini verdiler' diyor. Bu, devlet anlayışına ne kadar ters bir durumdur; birisi, 'Onlar bize saldırabilir, biz öncelikle hareket edelim' diyerek ilk saldırıyı başlatıyor. Sonuç olarak, binlerce insan hayatını kaybediyor, altyapı yok oluyor ve dünya ticareti olumsuz etkileniyor. Peki, neden? Asılsız bir bilgi yüzünden. Trump neden şimdi bu ifadeleri kullanıyor? Çünkü sorumluluk almak istemiyor, 'Yanlış yönlendirildim' diyor. Ancak bu yanlış yönlendirmenin bedelini 165 küçük kız çocuğu, bölge ve dünya ödedi. Türkiye, ABD ile çok ciddi bir istişare süreci başlatmalıdır. Burada dikkatli bir dil kullanılmasını anlıyorum; ancak cesur bir dille Türkiye'nin bu politikayı eleştirmesini ve en yüksek seviyede ifade etmesini beklerdim. Bu durum ülkemize yakışır. Türkiye, başkalarının verdiği hatalı bir istihbarat yüzünden ateşe sürüklenemez. İran Büyükelçisi ile de görüştüm; kesinlikle Türkiye'ye füze gönderilmediği konusunda teminat verdiler" ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, ayrıca başlatılan girişime destek vermesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulundu.