Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

28 Mart 2026 Cumartesi İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Araçta Makyaj Fiyatı 21 Bin TL! - Şirin Sever

E
Yazar Medya
5 dk okuma 42 okunma Yayınlanma: 28 Mart 2026 11:11 Güncelleme: 28 Mart 2026 12:42
Araçta Makyaj Fiyatı 21 Bin TL! - Şirin Sever
Araçta Makyaj Fiyatı 21 Bin TL! - Şirin Sever Foto: Yazar Medya

Trafikteki Yeni Düzenlemeler

Yeni trafik düzenlemeleri yürürlüğe girdi. Araç camlarında telefonları sabitlemek için kullanılan tutucular yasaklandı. Bunun sebebi, görüş açısını engellemesi olarak açıklandı. Bu kurala uymayan sürücülere 21 bin TL para cezası kesileceği belirtildi. Peki, telefonu elinde tutarak bakmanın kaza riskini azaltacağına inanmak ne kadar mantıklı? Navigasyon kullanmadan bir yerden bir yere gitmek de oldukça zor. Vatandaşların telefonlarını sürekli ellerinde mi tutmaları gerekiyor? Yoksa telefonu göz seviyesinde tutabilmek için yanlarında birini mi bulundursun? Gerçekten komik bir durum. Bu karara nasıl ulaşıldığını merak etmeden duramıyorum. Üstelik, yeni bir yasak daha eklendi. Kadın sürücülerin araç içinde makyaj yapmaları, ruj ve eyeliner sürmeleri yasaklandı. Peki, allık ve fondöten kullanmak serbest mi? Bu durumda, kurallara uymayanlara yine 21 bin TL ceza uygulanacağı söyleniyor. İşe giderken trafik sıkıştığında, "Bir ruj süreyim, makyajımı tamamlayayım" diyen kadınlara geçmiş olsun. Bu yerli yersiz yasaklar hakkında, "Sizce tam olarak ne kadar para lazım?" diye soranlara gülmemek elde değil. Gerçekten ne kadar açık var, bunu öğrenmek istiyorum! Araçta telefon kullanmanın kazalara yol açtığı kesin. Bunun için telefon tutacağına ihtiyaç yok; yolda ilerlemeyen araçların sürücüleri genellikle telefonları ile meşguldür. Yani asıl sorun telefonlar, sabitleyiciler değil. Belki de telefonu sabitlemek, kaza riskini daha da azaltır. Bu nedenle yasa koyucuların daha düşünceli ve hayatı kolaylaştıracak kararlar alması gerekiyor. Mantıklı cezalara ise itirazımız yok! Arabasından inip magandalık yapanlara, çakarlı araç kullananlara ve kuralları ihlal edenlere en ağır cezaların verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ünlü Oyuncular ve Gelir Adaletsizliği

Ünlü sanatçılar, set koşullarından ve iş yükünden bahsettiklerinde hemen linç ediliyorlar. Geçtiğimiz günlerde Uraz Kaygılaroğlu’nun bu konudaki bir açıklamasını gördüm. Oyunculuğun zorluklarından söz ederken, "Dizi çekmek gerçekten zor, haftada 5-6 gün 12 saat çalışıyorsun. 120 kişi bir arada. Nefes alma alanı yok. Akşam eve gidip uyuyorum, kalkıp tekrar işe geliyorum. Arada hayatımı da sürdürmem gerekiyor," dedi. Elbette bu cümlenin devamı var ama bu kısım, insanları tetiklemek için yeterli olmuş. Nitekim, "Uraz’ın tüm bunların karşılığında aylık 28 bin lira kazandığını düşün" diyenler bir hayli fazla. Bu eleştirilerde haksızlar mı? Zira zor işlerde çalışan ve asgari ücret alan birçok insan var. Onlar nasıl geçiniyor? 28 bin lira kazanıp ev kirası ödeyen ve çocuk büyütenler için hayat ne kadar zor? Uraz Kaygılaroğlu kendi işinden, kendi zorluklarından bahsetse de toplumda bu durum farklı algılanıyor. Bu ülkede gelir adaletsizliği o kadar belirgin ki, geçim sıkıntısı çeken birçok insan öfkeli ve mutsuz. Bir kişi günde 12 saat çalışıp bir haftada milyonlar kazanırken, bir diğeri aynı süre zarfında asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Bu nedenle bazı görüşler oldukça yersiz ve gereksiz. Gelin bu açıklamayı, oyuncuların setlerde uzun süre geçirip gerçeklik algılarının kaybolması ile ilişkilendirelim ve konuyu kapatalım.

Finlandiya'nın Mutluluk Sırrı

Finlandiya, 2026 Mutluluk Raporu'nda bir kez daha zirvede! Dokuzuncu kez 'dünyanın en mutlu ülkesi' olarak seçilen Finlandiya, yüksek refah seviyesi, adil gelir dağılımı, güçlü sosyal devlet yapısı ve uzun yaşam süresi sayesinde bu başarıyı elde ediyor. Örneğin, Uraz Kaygılaroğlu (yukarıda bahsedildiği gibi) Finlandiya’da yaşasa ve iş koşullarının zorluklarını anlatsa, muhtemelen onu anlayacak ve "Çalışma şartlarını nasıl iyileştirebiliriz?" diyeceklerdir. Coğrafyanın kader olduğunu söylemişler, buna katılmamak elde değil! Şaka bir yana, Finlandiya’ya mutluluk turları düzenlenmeli. Ülkenin neden bu kadar mutlu olduğuna dair bilgiler paylaşılmalı ve eğitimler verilmeli. Japonya'nın Sakura turu yerine, Finlandiya'nın mutluluk turu gündeme gelmeli! Oraya gidip 10-15 gün boyunca bu mutluluğu yaşamak harika olurdu. Neden böyle bir fikir üzerinde durulmuyor, merak ediyorum.

Sibel Can'ın Stili

Sibel Can, topluma yeni bir perspektif sunuyor. Sıfır bedenleri yücelten bir sistem mevcutken, Sibel Can gibi balık etli bir kadının bu duruma karşı duruşu dikkat çekici. Son zamanlarda, sahnedeki abiye kıyafetlerinin yanı sıra günlük yaşamında da stilini paylaşıyor. Bu dönüşüm oldukça belirgin. Profesyonel bir ekip ile çalışıp çalışmadığını bilmesem de, çok daha sade, şık ve maskülen bir tarzı var. Bir YouTube programında takım elbise ve kravatla görünmesi, onu hem maskülen hem de kadınsı bir hale getiriyor. "Vay be, bu haliyle ne kadar çekici" dedim. Ardından Paris’teki fotoğrafları yayımlandı; jean ve leopar bir mantoyla tam bir stil ikonu haline geldi. Bu durum oldukça olumlu çünkü normal Türk kadını, sıfır beden ve incecik ikonlarla bağ kuramıyordu. Sibel Can, kartları yeniden dağıtarak bir fark yaratıyor. Şimdi, 'sıfır bedenler' bu durumu düşünmek zorunda kalacak.

Etiketler

#trafik düzenlemeleri #araçta makyaj #kadın sürücüler #telefon kullanımı #ceza miktarı #güvenli sürüş #kaza riski

Videolar