Çölyak hastalığı, glüten alımının ince bağırsakta hasara neden olduğu, genetik açıdan yatkın kişilerde meydana gelen ciddi bir otoimmün hastalıktır. Dünya çapında her 100 kişiden 1'inin bu hastalıktan etkilendiği tahmin edilmektedir. İshal, yorgunluk, kilo kaybı, şişkinlik ve gaz, karın ağrısı, mide bulantısı ve kabızlık gibi belirtileri olan Çölyak hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir.

Çölyak hastalığı olan insanlar glüten içeren gıdalar (buğday, çavdar ve arpada bulunan bir protein) yediklerinde, vücutları ince bağırsaklara saldıran bir bağışıklık tepkisi oluşturur. Vücudun bağışıklık sistemi gıdadaki glütene aşırı tepki verdiğinde, reaksiyon ince bağırsaklara giden ufak, kılcal çıkıntılara (villi) zarar verir. Villi, yediğiniz yiyeceklerden vitaminleri, mineralleri ve diğer besinleri emer. Eğer zarar görürse, besinler vücutta düzgün bir şekilde emilmez.

Çölyak hastalığı kalıtsaldır, yani ailelerden geçer. Çölyak hastalığı (ebeveyn, çocuk, kardeş) ile birinci dereceden akraba olan kişilerde çölyak hastalığı gelişme riski 10'da birdir.

Çölyak hastalığı her yaşta gelişebilir. Tedavi edilmezse, çölyak hastalığı ek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kalıcı Oje Uygulamasıyla İlgili Riskler: Cilt Kanserine Davetiye Çıkarabilir! Kalıcı Oje Uygulamasıyla İlgili Riskler: Cilt Kanserine Davetiye Çıkarabilir!

Çölyak hastalığını dışlamak için insan lökosit antijenleri (HLA-DQ2 ve HLA-DQ8) için genetik testler kullanılabilir.

Kronik ishal (3-4 haftadan uzun süredir devam eden), tekrarlayan ishal (diyare), barsak emilim bozukluğu düşünülen hastalar, kilo kaybı, demir eksikliği (başka nedenlerle açıklanamayan), B12 vitamini eksikliği (başka nedenlerle açıklanamayan), folik asit eksikliği (başka nedenlerle açıklanamayan), irritabl barsak sendromu düşünülen hastalar, karında distansiyon, şişkinlik, ciddi laktoz intoleransı olanlar, karaciğer enzimleri olan ALT ve AST’de sürekli yükseklik olması, boy kısalığı, puberte (ergenlik) gecikmesi, tekrarlayan düşükler, ağırlığı düşük bebek doğurma, ağızda sürekli aft çıkması, periferik nöropati, migren, kısırlık, tip I diyabetli hastalar, Down sendromlu çocuklar, çölyaklı hastanın yakın akrabaları çölyak testi yaptırmalıdır.Çölyak Hastalığı (1)

Çölyak hastalığı testleri çölyak hastalığı ve glutene duyarlı az sayıda başka hastalığa tanı koymaya yardımcı olmak için geliştirilmiş bir test grubudur. Bu testler buğday, çavdar ve arpada (gluten ve gliyadin) bulunan diyetsel proteinlere karşı oluşan uygun olmayan bağışıklama yanıtının bir bölümü olarak vücudun ürettiği otoantikorları belirlemektedir. Eskiden çölyak hastalığı tanısı koymanın tek yöntemi ince bağırsakların doku biyopsisinin incelenmesinden ibaretti. Bu mikroskopik değerlendirmenin hâlâ altın standart olduğu düşünülmekte ve çölyak hastalığı tanısını doğrulama amacıyla kullanılmaktadır.Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığına ilişkin kan testlerinin her biri kanda belli bir otoantikorun miktarını ölçmektedir. Her bir test için hem IgG (immünoglobülin G) hem de IgA (immünoglobülin A) antikorları ölçülebilmesine rağmen az sayıda laboratuvar gliyadin testi dışında başka IgG testleri de uygulamaktadır. IgG ve IgA algılanmış tehdide cevaben bağışıklık sisteminin oluşturduğu beş antikor protein sınıfının iki kategorisini temsil etmektedir.Çölyak Hastalığı (2)

Çölyak hastalığı testlerinden bazıları şunlardır:

  • Doku Transglutaminaz Antikoru (tTG), IgA: Doku transglutaminazı belli bazı proteinlerin çapraz bağlantılarından sorumlu bir enzimdir. Bu otoantikorun adında "doku" sözcüğü olmasına rağmen otoantikor kanda bulunduğu için doku değil kan testidir. Az sayıda laboratuvar IgG anti-tTg testi yapmaktadır.

  • Anti-Gliyadin Antikorları (AGA), IgG ve IgA: Gliyadin buğdayda bulunan bir gluten proteininin (çavdar, arpa ve yulaf da benzer proteinler içermektedir) bir bölümünü oluşturmaktadır. AGA, gliyadine karşı oluşan bir otoantikordur.