Mobil
Moda

Zihin Ve Moda: Mutlu Barış İle Stil Yolculuğu

11 Şubat 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Moda psikoloğu Mutlu Barış, giyim terapisi ve moda psikolojisinin kişinin kimliği, hisleri ve toplumsal algılarıyla olan güçlü ilişkisini inceliyor.

Moda Psikolojisi ve Giyim Terapisi Üzerine Derinlemesine Bir Bakış

Moda psikoloğu Mutlu Barış, giyim terapisi ve moda psikolojisinin bireyin kimliği, duygusal halleri ve sosyal algılarıyla olan güçlü bağlantısını açıklıyor.

Moda Psikolojisiyle Tanışma Süreci

Moda psikolojisi ile tanışmam, yıllar önce Google'da "moda ve psikoloji" terimlerini aratmamla başladı. "Fashion psychology" kavramını keşfettiğimde büyük bir heyecan duydum. Böyle bir alanın varlığını öğrenmek bana “Evreka!” dedirtti. Carolyn Mair’in öncülüğünde geliştiğini öğrendim; kitaplarını inceledim ve seminerlerine katıldım. Türkiye'de ise durum oldukça farklıydı. Karen Pine yıllar önce Bilgi Üniversitesi'nde ders vermişti; fakat Türkiye'de moda psikolojisi üzerine herhangi bir çalışma yoktu. Bu alanda Türkiye'de ilk psikolog olmak ve bunu hayata geçirmek benim için büyük bir heyecan kaynağıydı. İlk olarak Carolyn Mair ile tanışmak amacıyla seminerlerine katıldım, kitaplarını okudum ve Türkçe kaynak eksikliği nedeniyle birçok kitabı yurtdışından temin ettim. Kendimi geliştirmeye devam ediyorum ve hedefim bu disiplini hem Türkiye'de hem de dünya genelinde yaymak. 22 yıllık psikologluk tecrübeme rağmen, moda psikolojisine profesyonel olarak yoğunlaşmak için İtalya'daki Pegaso Üniversitesi'nde moda yüksek lisansı yaptım. Ayrıca Londra, Milano ve Paris'te eğitimler, seminerler ve moda haftalarına katılarak bilgi ve deneyimimi artırdım. Son dört yıldır İtalya'daki iki tasarım evi ve bir tekstil firmasında moda psikoloğu olarak danışmanlık yapıyorum; Bodrum'daki ofisimde ise seanslarımı sürdürüyorum.

Moda psikolojisi, bireylerin kendilerini ifade etme ve kimlik oluşturma süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır.

Giyim Terapisi ve Duygusal İlişki

Giyim terapisi, moda psikolojisinin pratikteki en etkili alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu, bir stil danışmanlığı değildir; kişinin kıyafetleriyle olan duygusal ilişkisini anlamak ve dönüştürmeyi amaçlar. Giyim terapisi sürecinde danışanlar, "Ne giymeliyim?" sorusundan ziyade, "Neden bunu giyiyorum?" sorusuna odaklanır. Bu süreç, bastırılmış duygular, terk edilmiş kimlikler ve bazen de hiç yaşanmamış benliklerle yüzleşmeyi içerir. Ana hedef, değişmekten çok kişinin kendisini hatırlamasıdır. Geliştirdiğim Beyaz Elbise Terapisi buna bir örnektir. Terapi odamda, beyaz bir elbise giymiş bir manken üzerinden danışanlar, geçmiş deneyimlerinin bedensel hafızada bıraktığı duygusal izleri, farklı renk ve dokulardaki kumaş parçalarıyla elbiseye entegre ediyor. Bu sayede hem dışavurum hem de yeniden yapılandırma süreci yaşanıyor; iyileşmenin hem görünür hem de hissedilir yönleri ortaya çıkıyor.

Giysiler, içsel benliğimiz ile topluma sunduğumuz imaj arasında önemli bir köprü işlevi görür. Günlük yaşamda ve kariyerimizde bazen duygularımızı gizlemek, bazen dönüştürmek, bazen de açığa çıkarmak için giyiniriz. Birçok ünlü, kıyafetleriyle güç, ulaşılmazlık veya samimiyet duygularını ifade ederken; politikacılar renk seçimleri ve kesimlerle güven sağlamaya çalışır. Mahkemeye çıkan sanıklar ise masumiyetlerini ön plana çıkarmaya çabalar. Kıyafetler, ruh hâlimizin ve kimliğimizin bir dilidir. Onları yalnızca giymekle kalmayız; duygusal ve sosyal mesajlarımızı taşırlar. Bu nedenle moda psikolojisi açısından önemli olan, giysilerimizi bilinçli ve farkında bir şekilde kullanabilmektir.

Giyim, psikolojinin bir uzantısıdır ve bilinçli kullanıldığında iyileştirici bir araç olabilir.

Moda Psikolojisinin Geleceği

Türkiye'de moda psikolojisi üzerine ciddi bir çalışma yapılmıyordu. Yıllar önce Karen Pine, Bilgi Üniversitesi'nde ders vermişti; ancak bu alanda çalışan bir psikolog yoktu. Bunu ilk kez yapmanın heyecanını yaşadım. Carolyn Mair ile tanışmak, seminerlerine katılmak ve kitaplarını incelemek ilk adımlarım oldu. Türkçe kaynak eksikliği nedeniyle bu süreç benim için oldukça değerliydi ve hâlâ kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kitaplarımda iletmek istediğim temel mesaj şu: Kendimizi ve duygularımızı anlamadan stil oluşturmak mümkün değildir.

Hızlı moda, bireylerin kendilerini ifade etme ve kimlik oluşturma süreçlerinde yüzeysel ve geçici bir tatmin sağlıyor. İnsanlar kısa süreli hazlar için kıyafet tüketiyor; bu da özdeşleşme ve kendini ifade etme alanlarını zayıflatıyor. Moda psikolojisi, tüketim yerine anlamlı ve kişiye uygun seçimleri teşvik eder. Bu yaklaşım, hem psikolojik dengeyi hem de stil bütünlüğünü korumak açısından önem taşır.

Garderobumuz, duygusal geçmişimizin ve bastırılmış hislerimizin bir haritasıdır. İnsanlar en çok kayıplar, üzüntüler, pişmanlıklar ve terk edilmişlik duygularıyla yüzleşmeye direnir. Bu hisler, kıyafet seçimlerine gizlice yansır ve çoğu zaman davranışlarımızı etkiler.

Danışanların en sık karşılaştığı kırılma anı, “Kendimi gizleyerek yaşıyormuşum,” farkındalığıdır. Giysiler üzerinden duygularını, korkularını ve bastırılmış yanlarını gördüklerinde hem şaşırıyor hem de kendilerini yeniden keşfetmeye başlıyorlar.

Toplumsal Normlar ve Moda Psikolojisi

Toplumsal roller (annelik, yöneticilik, akademisyenlik) ve sosyal medya, bireylerin giysi seçimlerini belirli normlara göre şekillendiriyor. İnsanlar çoğu zaman içsel arzularından çok, çevrelerine verdikleri mesajı öncelikli hale getiriyor. Moda psikolojisi ise bireylerin bu baskılara rağmen kendi tarzlarını bulmalarına ve kendilerini ifade etmelerine odaklanıyor.

Dijital avatarlar ve yapay zeka ile moda, artık yalnızca fiziksel bir alan değil; psikolojik bir kimlik ve ifade biçimi haline geliyor. Giysiler, hem gerçek hem de sanal dünyada kişinin benliğini ve duygularını yansıtan bir araç olarak kullanılacak. Moda psikolojisi, bu süreçte bireylerin özdeşleşme ve kendini ifade etme gereksinimlerini anlamaya devam edecek.

Moda psikolojisi, önümüzdeki 10 yıl içinde bireysel terapi ve kurumsal danışmanlık alanında büyüme gösterecek. Stil ile psikoloji arasındaki bağ daha bilinçli bir şekilde kullanılacak; giyim terapisi yaygınlaşacak, moda markaları tüketiciyi anlamak ve onlarla duygusal bağ kurmak için psikoloji ile daha fazla çalışacak. Bu alanda Türkiye'nin öncüsü olarak, dünyaya açılmak ve bilgi paylaşmak benim en büyük hedefim. Bu amaçla 2025 Kasım ayında Milano'da "Fashion Psychology Talks" adı altında Moda Psikolojisi Sohbetleri'ni başlattım. 2026 yılında Londra, Paris ve New York gibi şehirlerde devam edecek. Ayrıca, Oxford literatürüne girmiş olan moda psikolojisi kitabım İngilizceye çevrildi; 2026 yılında İtalyanca ve İspanyolca çevirileri de tamamlanacak.

İlginizi çekebilir >>>>> Enerjik, hareketli ve renkli: TikTok’un yükselen trendi “Dopamine dressing”