AK Parti, kuruluşunun ilan edildiği 14 Ağustos 2001’den bu yana Türk siyasetinde yaklaşık çeyrek asırlık bir dönemi geride bırakıyor. Parti, geçen süre içerisinde gerçekleştirdiği siyasi, hukuki ve idari düzenlemelerle Türkiye’nin yönetim anlayışında önemli değişimlere imza attığını savunuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kuruluş döneminde dile getirdiği “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” ifadesi, AK Parti’nin siyasi yol haritasının temel söylemlerinden biri olarak öne çıktı.
AK Parti’nin kuruluşunun ardından yaşanan siyasi gelişmeler, Türk siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirildi.
Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi engellerle karşılaştığı süreç sonrasında yapılan 3 Kasım 2002 seçimlerinde AK Parti tek başına iktidara geldi. Parti, sonraki yıllarda kapatma davası, 367 tartışması, Gezi Parkı olayları, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi kritik süreçlerle karşı karşıya kaldı.
AK Parti iktidarları döneminde temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesine yönelik çeşitli yasal ve anayasal düzenlemeler yapıldı.
Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında gerçekleştirilen reformlarla ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması, toplantı ve gösteri hakkı gibi alanlarda yeni düzenlemeler hayata geçirildi.
2004 yılında Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılmasıyla yargı alanında önemli bir değişikliğe gidildi. İlerleyen süreçte askeri yargının görev alanı da yeniden düzenlendi.
2012 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının tanınmasıyla vatandaşlara yeni bir hukuki denetim yolu açıldı.
Bu uygulamayla, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini düşünen kişilerin iç hukuk yollarını tamamladıktan sonra Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesinin önü açıldı.
Demokratikleşme adımları kapsamında farklı dil ve kültürlere yönelik bazı düzenlemeler gerçekleştirildi.
TRT bünyesinde Kürtçe yayın yapan TRT Kurdî’nin faaliyete geçirilmesi ve üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin açılması bu dönemde atılan adımlar arasında yer aldı.
28 Şubat sürecinde kamu hayatında uygulanan bazı kısıtlamalar, sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerle kaldırıldı.
Kılık kıyafet düzenlemeleriyle eğitim ve kamu görevlerinde daha geniş katılım sağlanırken, geçmişte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik adımlar atıldı.
Vatandaş odaklı kamu hizmetleri kapsamında bürokratik işlemlerin azaltılmasına yönelik çalışmalar yapıldı.
E-Devlet uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birçok kamu hizmeti dijital ortama taşındı ve vatandaşların işlemlere daha kolay erişmesi hedeflendi.
2018 yılında yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye’nin yönetim modelinde değişikliğe gidildi.
Yeni sistemle birlikte yürütme yapısında yeniden düzenleme yapılırken, karar alma süreçlerinin hızlandırılması amaçlandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinde 2013 yılında yapılan değişiklikle ordunun görev tanımı yeniden düzenlendi.
Darbe dönemlerinde tartışma konusu olan bazı hukuki dayanakların değiştirilmesiyle askeri vesayetin etkisinin azaltılması hedeflendi.
28 Şubat sürecine ilişkin davalarla da dönemin bazı askeri ve sivil aktörleri yargı önüne çıkarıldı.
AK Parti, ilk 25 yıllık siyasi döneminin ardından yeni hedefleri arasında sivil ve demokratik bir anayasa hazırlanmasını gösteriyor.
“Türkiye Yüzyılı” vizyonu kapsamında demokratik standartların geliştirilmesi, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve stratejik alanlarda yerli üretim kapasitesinin artırılması hedefleri öne çıkarılıyor.