Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülşah Erhan, "Longevity" teriminin esas amacının yalnızca takvimdeki yaşı artırmak olmadığını, bunun yanı sıra bu süreci hastalıklardan uzak, enerjik ve verimli bir şekilde yaşamak olduğunu ifade ediyor. Bu çağdaş yaşam felsefesi; bağırsak sağlığını ön planda tutan, doğadan ilham alan ve geleneksel beslenme kültürlerini bir araya getiren bir anlayışa dayanıyor.
Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan ve en uzun ortalama yaşam süresine sahip grupların beslenme alışkanlıklarını incelediğimizde, bitki temelli mutfakların etkisi gözlemleniyor. Uzman Erhan'ın belirttiği üç ana beslenme modeli şunlardır:
Sadece ne yediğimiz değil, aynı zamanda yiyecekleri nasıl hazırladığımız da uzun yaşamın formülünde kritik bir önem taşıyor. Erhan’a göre, yüksek sıcaklıkta kızartma işlemi gıdaları iltihap kaynağı haline getirebilir. Bunun yerine; buharda pişirme, haşlama veya zeytinyağı ile düşük ısılarda yapılan yemekler, besin değerini koruyarak vücudumuza gerçek bir enerji kaynağı sağlıyor.
Uzun yaşam için vazgeçilmez olan besinler şunlardır:
Bilimsel veriler, belirli yaşam kurallarını eksiksiz uygulayan bireylerin, 50 yaşından sonra kadınlarda 14, erkeklerde ise 12 yıla kadar daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürdürebileceğini gösteriyor. Bu süreçte yalnızca beslenme yeterli değildir; sigarasız bir yaşam, her gün düzenli 30 dakikalık egzersiz, ideal kilo kontrolü ve dengeli bir yaşam tarzı bu zincirin diğer önemli unsurlarını oluşturuyor.