28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırılar, karşılıklı ateşlerle tırmanan bir çatışma ortamı yaratırken, bu durum bölgeye yayılma ihtimalini de beraberinde getiriyor. Savaşın başlamasının üzerinden 19 gün geçerken, piyasalarda alışılmışın dışında bir tablo gözlemleniyor.
Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali ile birlikte 100 dolar seviyesinin üzerine yükseldi. Düşüş sağlamak amacıyla gerçekleştirilen stratejik rezerv salınımları, petrol fiyatlarını düşürmekte yetersiz kalıyor.
Son yıllarda belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olarak görülen altın fiyatları ise beklenmedik bir sakinlik sergiliyor.
Al Jazeera’nın aktardığına göre, ekonomistler, küresel çatışma dönemlerinde altının genellikle rekor seviyelere ulaşması gerektiğini ifade ediyor. Ancak bu kez farklı dinamiklerin etkili olduğunu vurguluyorlar.
Uzmanlar, bu durgunluğun üç ana sebebinin bulunduğunu belirtiyor:
Ons altının dolar cinsinden işlem görmesi ve dolardaki güçlenme, yatırımcıları altın yerine dolarda tutma eğiliminde.
Altın, savaş öncesinde zaten tarihi zirvelerine yakın seviyelerde işlem görüyordu. 2025 yılı itibarıyla ons altın yüzde 64 oranında artış gösterdi. 2020 başından 2025 sonuna kadar ise bu artış yüzde 184 seviyesine ulaştı. 2026’nın ilk iki ayında ise yüzde 22 değer kazandı. Bu yüksek fiyat seviyeleri, yeni bir sıçrama için gereken alanı daraltmış durumda.
Al Jazeera’ya konuşan uzmanlar, altının son iki yıla kıyasla daha "spekülatif" bir varlık olarak algılandığını belirtiyor. Yüklü miktarda altın almış merkez bankalarının, bu aşırı dalgalanmalardan çekinmiş olabileceği düşünülüyor. Analist Remi Bourgeot, altının belirsizlik karşısında eskisi gibi bir güvence sunmadığını savunuyor.
Altın fiyatlarında önemli bir değişim yaşanabilmesi için uzmanlar iki senaryoya dikkat çekiyor.
Trump’ın sürekli faiz indirmesi için baskı yaptığı Powell’ın görev süresinin sona ermesiyle birlikte, mayıs ayında göreve başlaması beklenen yeni Fed Başkanı’nın, enflasyona rağmen faiz indirim sinyali vermesi, altın fiyatlarında yeniden bir hareketlenme yaratabilir.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırılar esnasında, savaşın kısa süreceği yönünde bir algı oluşmuştu. Ancak İran’ın karşılık vermesi ve savaşın uzaması, bu algının sarsılmasına yol açtı. Bu durum, altının yeniden cazibe merkezi haline gelmesini mümkün kılabilir.