Türkiye'de sosyal güvenlik alanında uzun zamandır uygulanan ve halk arasında “son dakika golüyle avantajlı emeklilik” olarak bilinen yöntem, artık yeni sigortalılar için geçerliliğini yitiriyor.
Türkiye Gazetesi köşe yazarı ve SGK uzmanı İsa Karakaş'ın ifadesine göre, özellikle 2008 yılından sonra ilk kez sigortalı olan bireyler için emeklilik hesaplama yöntemi tamamen değişiklik göstermiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı bir araya getirilmiş olsa da, uygulamada emeklilik koşulları arasında farklılıklar devam ediyor.
Bu nedenle birçok kişi için tercih edilen seçenek SSK (4/1-a) olmaktadır. SSK'dan emekli olmak, Bağ-Kur'a göre yaklaşık 1.800 ila 2.000 gün daha az prim ödemek anlamına geliyor. Ayrıca, hizmet süresinin geçtiği dönem de maaş hesaplamasında avantaj sağlayabilmektedir.
2008 yılındaki reformdan önce sigorta girişi olanlar için mevcut sistemde avantajlar devam ediyor.
Farklı çalışma statülerinde olan kişilerin emeklilik şartları, "son 7 yıllık fiilî hizmet süresi" üzerinden belirlenmektedir.
Son 7 yıl (2.520 gün) içerisinde en fazla hangi statüde (en az 1.260 gün) prim yatırıldıysa, emeklilik o statü üzerinden gerçekleşmektedir.
Örneğin; 01.05.2007 tarihinde sigortalı olmuş bir Bağ-Kur’lu, son 3,5 yılını (1.260 gün) SSK’lı olarak geçirirse, Bağ-Kur’un daha zor şartları yerine SSK’dan emekli olabilmektedir.
Asıl dönüşüm noktası burada başlamaktadır.
Ekim 2008 ve sonrasında ilk kez sigortalı olan bireyler için "son 1.260 gün" kuralı artık geçerli değildir. Yeni düzenlemede "son 7 yıl" değil, "tüm çalışma hayatı" dikkate alınmaktadır.
Çalışma hayatınızın büyük bir kısmı hangi statüde geçtiyse, emeklilik şartlarınız da o statüye göre belirlenmektedir.
Örneğin; 23 yıl Bağ-Kur'lu çalışıp son 7 yılını SSK’lı geçiren bir kişi, eski sistemde olduğu gibi SSK’dan emekli olamaz. SGK bu durumda "Çoğunluğun Bağ-Kur, dolayısıyla 9.000 günü tamamlamalısın" değerlendirmesini yapmaktadır.
Aynı şekilde, ilk sigortalılık tarihi 03.11.2008 olan bir Bağ-Kur’lu, sonradan SSK’ya geçse bile 1.260 gün avantajından yararlanamamaktadır. Tüm çalışma süresi esas alınmakta ve hangi statü ağır basıyorsa emeklilik o şartlarla gerçekleşmektedir.
Sistem tek bir çatı altında bulunsa da farklı statüler aynı anda veya farklı dönemlerde çakışabilmektedir.
Bu durumda geçerli kurallar ise şöyle belirlenmiştir:
Kişi kendi iş yerinden kendini SSK’lı gösterememekte, ortak veya şirket sahibi olunan yerden yatırılan SSK primleri geçersiz sayılmaktadır.
Artık emeklilik, son yıllarda yapılacak bir statü değişikliği ile avantajlı hâle getirilebilecek bir süreç olmaktan çıkmıştır.
Özellikle 2008 sonrası işe girenler için sistem, uzun vadeli planlama gerektirmektedir. “Son 3,5 yıl hallederiz” anlayışı yerini, çalışma hayatının başından itibaren yapılan stratejik planlamaya bırakmaktadır.
Kısacası, emeklilikte “altın dokunuş” dönemi sona erdi; artık her gün ve her prim günü belirleyici olmaktadır.