Ramazan ayında uzun süreli açlık ile yanlış besin seçimleri birleştiğinde yorgunluk kaçınılmaz hale gelebilir. Ancak sahur ve iftar sırasında yapılacak basit ama etkili değişikliklerle enerji kaybını önlemek mümkündür. İşte oruç tutarken dinç kalmanın ipuçları...
Oruç sırasında yaşanan uzun süreli açlık ve susuzluk, vücudun enerji, sıvı ve mineral dengesinde geçici değişikliklere neden olur. Özellikle Ramazan ayında öğünlerin azalması, uyku düzeninin değişmesi ve yanlış besin tercihleri yorgunluk hissini artırabilir. Bu durum, baş ağrısı, dikkat dağınıklığı, hızlı yorulma ve gün içindeki performans düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Fakat iyi planlanmış bir beslenme düzeni ve sağlıklı alışkanlıklarla gün boyunca daha enerjik kalmak mümkündür.
Sahurun atlanması, açlık süresini uzatarak yorgunluk ve konsantrasyon sorunlarını artırabilir. Yeterli enerji almak için aşağıdaki gıdalara yönelmek faydalı olacaktır:
Sebze ve meyvelerin yüksek su içeriği, günlük sıvı ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olur. Özellikle C vitamini içeren gıdalar, bağışıklık sistemini desteklerken enerji metabolizmasına katkıda bulunur.
Sıcak havalarda terleme ile sıvı kaybı arttığından, iftar ile sahur arasında su tüketimine özellikle dikkat edilmelidir.
Orucu su ve bir kase çorba ile açtıktan sonra 10–15 dakika beklemek sindirim sistemini rahatlatır. Hızlı ve aşırı yemek yemek, yemekten sonra ani uyku hali ve yorgunluğa yol açabilir.
Günlük besin ihtiyacını dengelemek için 1–2 ara öğün eklemek faydalı olacaktır.
Sebze, meyve, kurubaklagil, balık, zeytinyağı ve süt ürünlerini temel alan Akdeniz tipi beslenme, yeterli lif, vitamin ve sağlıklı yağ alımı açısından ideal bir modeldir.
Ağır egzersizler enerji kaybına yol açabilirken, hafif fiziksel aktiviteler vücudu zinde tutar.
Uyku düzeni de enerji seviyesini doğrudan etkiler. Günde en az 6–7 saat uyumaya dikkat edilmeli ve uyumadan önce ekran süresi azaltılmalıdır.
Stres ve olumsuz düşünceler enerji kaybını artırabilir. Aile ve sevdiklerinizle vakit geçirmek, pozitif bir bakış açısı geliştirmek, oruç sürecini hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha verimli geçirmenize yardımcı olur.
Oruç döneminde sıvı ve lif alımının azalması kabızlığa yol açabilir. Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası bu noktada büyük önem taşır.
Probiyotik içeren kefir gibi gıdaların düzenli tüketimi ve lif açısından zengin sebze, meyve ve tam tahılların beslenmede yer alması bağırsak sağlığını destekler. Sağlıklı bir mikrobiyota, serotonin gibi ruh halini olumlu etkileyen hormonların üretimine de katkı sağlar.
Doğru planlanmış bir beslenme düzeni, yeterli sıvı alımı, kaliteli uyku ve hafif fiziksel aktivite ile oruç dönemini daha enerjik, dengeli ve sağlıklı geçirmek mümkündür.