Ramazan döneminde beslenme ve uyku alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte spor yapma düzeni de gözden geçiriliyor. Uzmanlar, oruç süresince fiziksel aktivitelerin tamamen durdurulmasının şart olmadığını, fakat egzersizlerin türü ve zamanı konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Hafif ve orta düzeydeki hareketlerin gün içinde veya iftara yakın saatlerde gerçekleştirilebileceği ifade edilirken; daha yoğun egzersizlerin iftardan 1-2 saat sonra, sıvı ve enerji alımının ardından yapılması öneriliyor. Sporcular üzerinde yürütülen araştırmalarda, Ramazan ayında yük-toparlanma dengesinin daha hassas hale geldiği, bu nedenle antrenman yoğunluğunun azaltılması ve su alımının planlı bir şekilde yapılmasının önem taşıdığı belirtiliyor.
Uzmanlar, Ramazan orucunun bazı belirli gruplar için risk taşıyabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle insüline bağımlı diyabet hastaları, böbrek rahatsızlığı olan bireyler, ileri kalp yetmezliği yaşayan kişiler, hamileler, emziren anneler ve yaşlıların mutlaka bir sağlık profesyoneline danışması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, çeşitli klinik hastalıkları bulunan bireylerin bireysel değerlendirme yaptırmadan oruç tutmamaları öneriliyor. Karaciğer hastalıkları olan kişilerde beslenme ihtiyaçlarının kişiye özel olarak ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Malnütrisyon riski taşıyan hastalarda doktor ve diyetisyen iş birliğiyle planlama yapılmasının önemi öne çıkıyor.
Ramazan ayında en sık karşılaşılan sağlık problemleri arasında kabızlık, reflü, hazımsızlık ve baş ağrısı yer alıyor. Uzmanlar bu sorunlarla başa çıkmak için şu önerilerde bulunuyor: