Rutte, Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimine dikkat çekerek, özellikle ASELSAN’ın NATO üyesi ülkeler için önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’de faaliyet gösteren binlerce savunma sanayi şirketinin ittifakın kapasitesini güçlendirdiğini belirtti.
NATO’nun Ankara’da düzenleyeceği zirvede savunma sanayisine özel bir gün ayrılacağını aktaran Rutte, bu toplantının ittifak açısından stratejik bir rol oynayacağını söyledi. Ayrıca Ankara Zirvesi’nin önceki zirvelere kıyasla daha kritik olabileceğini dile getirerek, verilen taahhütlerin güçlü ve etkili olduğunu ifade etti.
Konuşmasında küresel güvenlik tehditlerine de değinen Rutte, Rusya’nın uzun vadede en büyük tehdit olmaya devam ettiğini belirtti. Çin’in askeri kapasitesini hızla artırdığını, Kuzey Kore’nin nükleer programını sürdürdüğünü ve İran’ın da NATO gündeminde önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Bu ülkelerin giderek daha yakın iş birliği içinde hareket ettiğini vurgulayan Rutte, mevcut küresel güvenlik tablosunun ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
NATO Ankara Zirvesi öncesi yapılan bu açıklamalar, ittifakın savunma politikaları ve gelecekteki stratejik planlamaları açısından dikkatle takip ediliyor. Zirvenin, NATO’nun güvenlik yaklaşımında yeni kararların alınacağı önemli bir toplantı olması bekleniyor.