Merkez üssü Maraş olan depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, etkilenen şehirlerde yaşam hala zorlu koşullarda devam ediyor.
En büyük yıkımı yaşayan şehirlerden biri olan Hatay’da elektrik, doğalgaz ve altyapı sorunları hâlâ çözülememişken, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti öncesinde oluşturulan “vitrin kent” görüntüsü hızla sarsıldı. Hızla inşa edilen yollar, eksiklikleri giderilmeyen TOKİ konutları ve kalıcı çözümlerin yokluğu yeniden su yüzüne çıktı.
Bu duruma rağmen Hatay’daki anahtar teslim töreninde konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Kanuni Sultan Süleyman’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u ise Mimar Sinan’a benzeterek abartılı övgülerde bulundu. Ancak bölgedeki gerçeklik tamamen farklı. Hayat; yetersiz, güvencesiz ve 21 metrekarelik alanlara sıkıştırılmış durumda.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce depremin etkilediği bölge için önerdiği “yatay mimariye uygun, zeminle birlikte en fazla 4-5 katlı binalar” vaadine rağmen Defne'deki Uğur Mumcu Caddesi’nde inşa edilen 'kimliksiz' TOKİ konutları dikkat çekici eksiklikler barındırıyor. Yeni yapılan dairelerin hak sahiplerine teslim edilmediğini belirten Çekmece'de yaşayan Çiğdem Arslan, “Bitmemiş ve denetimsiz konutlar için kura çekiliyor. Ev olarak gösterilen yerler, adeta toplu mezar gibi. İnşaat demirleri dışarıda, yapısal sorunlar mevcut. Binalara girmemize izin verilmiyor. Oturulacak durumda değiller ama binlercesi bu şekilde. Hiçbir TOKİ evi sağlam değil. İnce sıvalarla üstü kapatılarak çürükler gizleniyor. Ucuz işçilik ve denetimsizlikle bu binalar yükseliyor. Sonrasında da teslim edilmiş gibi gösteriyorlar.” şeklinde konuştu.
Çekmece Mahallesi’nde sık sık elektrik kesintileri yaşandığını ifade eden Arslan, haftada 15-20 kez kesinti olduğunu ve saat verilerek oyalandıklarını dile getirdi. Arslan, “Soğuğa mahkum ediliyoruz. Konteynerlerdeki yaşam, evlerden çok daha kötü. Soğukta ve karanlıkta kalıyoruz.” diyerek tepkisini ortaya koydu.
Samandağ’da yaşayan Mustafa Çelik, bazı mahallelere yük aktarılınca diğer mahallelerde elektriklerin kesildiğini aktardı. Altyapı sorunlarına yıllardır çözüm bulunmadığını belirten Çelik, “Elektrik kesilince tüple ısınıyoruz. 4 günde bir tüp bitiyor ve fiyatı 1.100 TL. Eğer bir ay boyunca kesinti olursa bu binlerce lira demek. İş yerimi açamadım, odun sobası kuramayacağımız için. Ayrıca Toroslar EDAŞ, burada kaçak elektrik kullandığımıza dair suçlamalarda bulundu. Konteyner kentlerde ciddi bir elektrik kullanımı var ama elektrikli soba kullanılıyor, burası deprem bölgesi. Ciddi bir yük birikimi var. Kaçak kullanım yok, üzerimize yük atarak sorumluluktan kaçıyorlar. Elektrikçiler de bu yükü kaldırmanın imkânsız olduğunu söylüyor. Burada bizim suçumuz yok. Bu ithamı biz depremzedeler asla unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.