Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Halep'te sivillere yönelik gerçekleştirilen saldırıların neden olduğu ihlaller ve bu durumun bölgedeki etkileri hakkında Meclis'in Genel Görüşme yapması için önerge sundu. Önerge, Meclis Genel Kurulu'nda ele alındı.
Önerge çerçevesinde söz alan Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, Suriye'deki gelişmelere dikkat çekerek, bu durumun yalnızca Kürtleri etkilemeyeceğini vurguladı. Halep'teki saldırılara da değinen Boz, bu eylemlerin imha ve demografik değişim amacı taşıdığını ifade etti. Boz, “Yıllardır süregelen inkâr ve imha politikalarının Suriye'deki yansımalarıdır. Bu saldırılar, belirli bir niyet ve plan doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahalleleri rastgele seçilmemiştir. Bu bölgeler, Kürtlerin Araplar, Süryaniler ve diğer inanç gruplarıyla birlikte kendi kendini yönettiği alanlardır, hedef alınan yalnızca insanlar değil, aynı zamanda Kürtlerin var olma mücadelesidir. Tahammülsüzlük burada kendini göstermektedir; Kürtler var olabilir ama yönetemez, görünür olabilir ama özne olamaz, yaşayabilir ama karar alamaz” şeklinde konuştu.
Sümeyye Boz, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam hükümeti arasında yapılan 1 Nisan anlaşmasına dikkat çekerek, “Bu güçler katledilmiş, halk meclisleri yok edilmiş, siviller zorla yerlerinden edilmiştir. Bu sadece bir anlaşmanın ihlali değildir; müzakere fikri ve niyeti de saldırıya uğramıştır. Türkiye'nin İHA'ları ve S’ları ile yürütülen operasyonların, Türk subayları tarafından koordine edildiğine dair iddialar var. Bunların açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz. Türkiye, oradaki çatışmalara taraf olmuştur” dedi.
Sümeyye Boz, “Kürt düşmanlığı o kadar ileri gitmiş ki, IŞİD’in artıklarıyla bile işbirliği yapılabiliyor. Burada açık bir yönlendirme ve vekâlet savaşı söz konusudur. Son yıllarda yayılan ‘SDG İsrail ile ilişkilidir’ yalanı, 10 Mart mutabakatını sabote etmek amacı taşımaktadır. Türkiye kamuoyuna sunulan metinler, bu saldırılara gerekçe üretmek için hazırlanmıştır. Gerçek şu ki, İsrail ile masaya oturan SDG değil, İsrail ile fiili anlaşmalar yapanlardır” ifadelerini kullandı.
Sümeyye Boz, “Masayı terk eden ve silahları devreye sokan merkez aynıdır. İşkenceyle katledilen bir gencin fotoğrafını gösteremem. Peki, bu katliamı kim gerçekleştirdi? Sizler, bu vahşi katliamı yapanlarla işbirliği yapmayı tercih ediyorsunuz” şeklinde konuştu.
Yeni Yol Grubu Başkanı Bülent Kaya, Türkiye'nin bölgedeki istikrarın sağlanması için yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Kaya, “Türkiye, ihtilafın tarafı olmadan, herkesin masalarına güven vermelidir. Aksi takdirde, iç huzuru sağlamakta zorlanırız” dedi.
Kaya, “Türkiye, Suriye ve Irak'ta güven veren, barış getiren bir ülke olmalıdır. Aksi takdirde, farklı toplumsal algılar oluşur” ifadelerini kullandı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu ise, Türkiye'nin başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini vurguladı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Suriye'deki mevcut durumun uluslararası ilişkiler açısından nasıl algılandığına dair eleştirilerde bulundu. Kılıç Koçyiğit, “Eğer Suriye’de siyonist rejimin temsilcisi varsa, o da HTŞ’dir. Onlar, İsrail ile anlaşma imzaladı” dedi.
Kılıç Koçyiğit, “Suriye’deki Kürtlerin var olma mücadelesi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit etmez. Aksine, bu toprakların çoğulcu bir yapıya sahip olması gerektiğini savunuyoruz” şeklinde konuştu.
Son olarak, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'deki halkların ortak duygularının önemine değindi. Tanrıkulu, “Suriye'de yaşananlar, burada da halklarımızın duygularını etkiliyor. Bu durumu anlamak ve paylaşmak gerekiyor” dedi.