Mobil
Kültür-sanat

İzmir’de 2 Bin Yıllık Su Kanalı Gün Yüzüne Çıkarıldı

31 Ağustos 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.

Smyrna Agorası’nda sürdürülen arkeolojik kazılarda, Roma döneminden günümüze ulaşan ve yaklaşık 2 bin yıldır su taşıdığı belirtilen antik kanalın izleri takip ediliyor. Kazı ekibi ayrıca mozaik ve mermer tabanlı üç yeni mekan ile daha önce bölgede görülmeyen duvar resimlerine ulaştı.

İzmir’in tarihi merkezindeki Smyrna Agorası’nda yürütülen kazı çalışmaları, kentin geçmişine ilişkin yeni bulguları ortaya çıkarmaya devam ediyor. Roma döneminden kaldığı değerlendirilen antik su kanalının günümüzde de su taşıdığı belirlendi.

Kazı ekibi, kanalın kaynağını tespit edebilmek amacıyla yaklaşık 150 metrelik bölüm boyunca çalışma gerçekleştirdi. Suyun, Agora’nın güneyinde yer alan Namazgah Hamamı ve Kurşunlu Cami çevresindeki olası bir pınardan geldiği değerlendiriliyor.

Yaklaşık 2 Bin Yıllık Su Sistemi

Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, Roma döneminde Smyrna’nın su ihtiyacının pınarlardan gelen kanallar aracılığıyla karşılandığını belirtti. Ersoy, sistemin bazı bölümlerinin aradan geçen yaklaşık 2 bin yıla rağmen çalışmaya devam ettiğini ifade etti.

Kanalın kaynağının henüz kesin olarak belirlenemediğini aktaran Ersoy, suyun yaklaşık 150 metrelik bir güzergah üzerinden Smyrna Agorası’na ulaştığını söyledi.

Kazılarda Üç Yeni Mekan Bulundu

2026 yılı çalışmalarında, önceki yıl ortaya çıkarılan mozaik tabanın devamında üç yeni mekan tespit edildi. Bu mekanlardan ikisinin tabanında mozaik, diğerinde ise mermer döşeme bulundu.

Kazılar sırasında Agora ve Smyrna Tiyatrosu çevresinde daha önce karşılaşılmayan duvar resimlerine de ulaşıldı. Mekanların mimari özelliklerinin Efes’teki Yamaç Evleri’ni andırdığı belirtilirken, yapıların kamusal amaçla kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.

Buluntular Smyrna’nın Geçmişine Işık Tutuyor

Yeni ortaya çıkarılan mekanların MS 5. ve 6. yüzyıllara, yani Geç Antik Çağ’a tarihlendiği bildirildi. Kazı ekibine göre buluntular, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması ve Hristiyanlığın yayılması sonrasında Smyrna’da meydana gelen kentsel değişimlerin anlaşılmasına katkı sağlıyor.

Kazı çalışmalarında öncelikle mozaikli mekanların devamının araştırılması planlanıyor. Ardından daha önce belirlenen Hamam-Gymnasion yapısına geçilerek Osmanlı dönemine ait katmanların altında kalan Gymnasion’un mimari düzeni incelenecek.

Smyrna’dan Kemeraltı’na Uzanan Tarihi Hafıza

Prof. Dr. Akın Ersoy, bugünkü Kemeraltı’nın sosyal, kültürel ve ticari geçmişinin Smyrna Agorası ile bağlantılı olduğunu belirtti. Antik Smyrna Limanı’nın zaman içerisinde dolmasıyla birlikte ticari ve sosyal hayatın Kemeraltı yönüne kaydığı ifade edildi.

Kazı başkanına göre bölgede ortaya çıkarılan yapılar, Smyrna’nın tarih boyunca geçirdiği değişimin yanı sıra antik kent ile günümüz Kemeraltı’sı arasındaki sürekliliği de gözler önüne seriyor.

Smyrna Tiyatrosu Yeniden Kent Yaşamına Kazandırılacak

Kazı çalışmalarının önemli hedeflerinden biri de Kadifekale eteklerinde bulunan ve yaklaşık 20 bin kişi kapasiteli Smyrna Tiyatrosu’nun yeniden kent yaşamına kazandırılması.

Tiyatronun oturma sıralarının önemli bir bölümünün günümüze ulaştığı belirtilirken, çalışmaların yapının gelecekte önemli bir sosyo-kültürel alan olarak kullanılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Kazılara Büyükşehir Desteği

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi adına yürütülen çalışmaların ana sponsorluğunu İzmir Büyükşehir Belediyesi üstleniyor.

Belediyenin 2025-2027 döneminde Smyrna Agorası ve Antik Smyrna Tiyatrosu kazılarına toplam 34,5 milyon lira destek verdiği belirtildi. Ayrıca 2026 yılında destek programı kapsamında 16 arkeolojik kazı için toplam 19 milyon 665 bin 625 liralık kaynak ayrıldığı aktarıldı.

Kazı alanında bulunan eserlerin korunmasına yönelik konservasyon çalışmaları da devam ediyor. Özellikle gezi güzergahındaki grafitilere ait sıvaların korunması için çalışmalar yürütülürken, Grafiti Salonu’nun bir bölümü belirli saatlerde ziyaretçilere açılıyor.