İsrail’in Gazze’deki tarihi ve kültürel yapılara yönelik saldırılarının ardından, Batı Şeria’daki Filistin hafızasını temsil eden sembol yapılara ilişkin yeni bir tartışma gündeme geldi. İsrail hükümetindeki aşırı sağcı Maliye ve Yerleşim Yerleri Bakanı Bezalel Smotrich’in, Batı Şeria’daki Filistinlilere ait 40 anıt ve hafıza alanının yıkılması yönünde çağrıda bulunduğu aktarıldı.
Bezalel Smotrich’in İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya gönderdiği mektupta, Batı Şeria’daki 40 Filistin anıtı ve hafıza alanının İsrail ordusu tarafından 24 saat içerisinde yıkılmasını istediği belirtildi.
Smotrich, çatışmalarda hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmak amacıyla dikilen mermer anıtları ve bazı yerleşimlerin girişlerinde bulunan sembolleri “terör propagandası” olarak nitelendirdi.
Tartışmalar, Smotrich’in partisinden milletvekili Zvi Sukkot’un Batı Şeria’daki Madama köyünde bulunan bir Filistin anıtını balyozla yıkarak görüntüleri paylaşmasıyla daha da büyüdü.
Söz konusu görüntülerin ardından Filistinlilere ait sembolik yapıların hedef alınmasına yönelik tepkiler arttı. Anıtların yıkılması çağrısının, Filistinlilerin tarihsel ve kültürel kimliğine yönelik tartışmaları da yeniden gündeme taşıdığı belirtildi.
İsrail’in Gazze’deki operasyonları sırasında tarihi camiler, kiliseler, kütüphaneler ve arşiv binaları da zarar gördü. Büyük Ömer Camii, Paşa Sarayı ve Saint Porphyrius Kilisesi gibi tarihi yapıların yanı sıra önemli arşivlerin de saldırılardan etkilendiği ifade edildi.
Batı Şeria’daki son gelişmeler ise İsrail’in kültürel ve tarihi mirasa yönelik uygulamalarının bölgenin diğer kesimlerine de yayılabileceği endişesini beraberinde getirdi.
Batı Şeria’daki tarihi mirasın önemli bölümünü Osmanlı döneminden kalan yapılar oluşturuyor. Smotrich liderliğinde yürütüldüğü belirtilen ve bölgedeki yaklaşık 2 bin 600 tarihi ve arkeolojik alanın “Yahudi mirası” kapsamında tescillenmesini hedefleyen çalışmalar da tartışma konusu.
Nablus yakınlarındaki tarihi Sebastia beldesi, Hicaz Demiryolu kalıntıları, Osmanlı dönemine ait tren istasyonları ve hanlar ile Nebi Yahya Camii gibi yapılar, bölgedeki tarihi mirasın önemli örnekleri arasında gösteriliyor.
Bu yapıların, “kaçak yapılaşmayı önleme” gerekçesiyle yürütülen kazı ve el koyma faaliyetlerinden etkilenebileceği yönündeki endişeler dile getiriliyor.