Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'in geçtiğimiz hafta "Füze kapasitesinin yüzde 95 oranında yok edildiğini" öne sürdüğü İran, 28 Şubat'ta başlayan savaşın en büyük saldırısını cumartesi gecesi İsrail’in güneyindeki Arad, Dimona, Birussebi, Eilat ve Kiryat Gat şehirlerine gerçekleştirerek gerçekleştirdi. Dimona ve Arad’da 25’ten fazla bina, füzelerin etkisiyle ciddi hasar gördü ya da tamamen yıkıldı. Yerel kaynaklara göre, bu saldırılarda 10’dan fazla İsrailli hayatını kaybederken, 100’den fazla kişi yaralandı. İran’ın füze saldırıları, dün saatlerinden itibaren İsrail’in başkenti Tel Aviv’i hedef alarak sürdü. Tel Aviv ve çevresine düşen füzeler sonucunda 15’ten fazla kişinin yaralandığı bildirildi. Hedef alınan dört şehirde büyük bir yıkım meydana gelirken, bazı mahallelerin tamamen yok olduğu gözlemlendi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) hedef aldığı Dimona kenti, İsrail’in en büyük nükleer tesisine yaklaşık 15 kilometre mesafede yer alıyor. DMO’nun bu kenti vurması, son zamanlarda İran’daki enerji tesislerini hedef alan ABD-İsrail ittifakına bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Dimona’nın füze menzilinde bulunması ve hava savunma sistemlerinin (HSS) füzeleri durduramaması, İsrail için stratejik bir tehdit oluşturuyor. İran devlet televizyonu ise Dimona’ya yönelik saldırının, önceki gün ABD tarafından İsfahan yakınlarındaki Natanz Nükleer Tesisi’ne yapılan saldırıya misilleme olarak gerçekleştirildiğini duyurdu.
İsrail’in güneyindeki beş kenti hedef alan füze saldırıları, 28 Şubat'tan bu yana görülen en büyük yıkıma yol açtı. 20’si Arad’da olmak üzere 25’ten fazla bina tamamen veya kısmen tahrip oldu. İsrail Acil Yardım Koordinatörlüğü, Arad’daki saldırıda bir mahallenin tamamen yok olduğunu ve 10’u ağır olmak üzere 88 kişinin yaralandığını açıkladı. Dimona’da ise 12 farklı noktaya düşen füze parçaları, 51 kişinin yaralanmasına yol açtı. Dimona Belediye Başkanlığı, 485 kişinin kentten tahliye edilerek barınma merkezlerine gönderildiğini bildirdi. Maariv gazetesi, 1000’i Arad’dan olmak üzere toplam 2 bin 734 kişinin barınma merkezlerine yerleştirildiğini belirtti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, cumartesi gecesinin ardından dün de Tel Aviv’e yönelik yeni bir füze saldırısı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 15 İsrailli yaralandı. İsrail’i koruyan hava savunma sistemleri (HSS) yine etkin olamayarak, Tel Aviv’in doğusundaki Petav Tikva ve Ramat Gat Yahudi yerleşimlerinde de büyük hasar meydana geldi.
İran Ulusal Meclisi Başkanı Muhammed Kalibaf, saldırılar sonrasında yaptığı açıklamada, “İsrail’in hava savunması çökmüş durumda. Artık daha önce hazırladığımız planları hayata geçirmenin zamanı geldi” şeklinde konuşarak saldırıların şiddetinin artacağına dikkat çekti. Maariv gazetesinde yer alan haberde, ABD tarafından son dönemde gönderilen Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemleri'nin (THAAD) saldırılar sırasında arızalandığı iddia edildi. Ayrıca, ABD'nin özel olarak Dimona’yı korumak amacıyla yerleştirdiği THAAD’ların, İran füzeleri karşısında yetersiz kaldığı da belirtildi.
Füze saldırılarının ardından, yıkıma uğrayan bölgelere giden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Arad kentinde yaptığı açıklamada, İsrail’in cumartesi gecesi “zor bir gece geçirdiğini” ifade etti. Saldırılardan 10 dakika önce bölgedeki “sivillere” uyarı verildiğini savunan Netanyahu, savunma sistemlerinin başarısız olmadığını iddia etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılan Netanyahu, açıklamasında İran’ı sivilleri hedef almakla suçladı.
Öte yandan, İran füzelerinin neden olduğu yıkım, İsrailliler arasında mevcut iktidardaki aşırı sağcılara karşı öfkeyi artırdı. İsrail'in güneyindeki Arad kentinde İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi ziyaret eden aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, "Yahudi Nazi!", "Sadece ölüm saçıyorsun!" gibi tepkilerle karşılaştı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Arad sakini bir kadının aşırı sağcı Ben-Gvir’e “Sen bir Yahudi Nazisin. Sadece ölüm saçıyorsun! Burada ne işin var? Kasabamdan defol git” diyerek tepki gösterdiği görüldü. İsrail kabinesinde İran’a karşı başlatılan saldırıların en güçlü destekçilerinden biri olan Ben-Gvir'in derhal bölgeden "defolup gitmesini" isteyen kadın, "Tüm bu ölümlerden sen sorumlusun!" şeklinde bağırdı. Çevredekiler de kadına destek vererek Ben-Gvir'in kentten ayrılmasını talep etti.