Dijital bankacılık işlemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte para transferleri günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, uzmanlar IBAN üzerinden yapılan EFT ve havale işlemlerinde önemli bir hukuki detaya dikkat çekiyor.
Hukuk sisteminde yerleşik içtihatlara göre, açıklama yazılmadan yapılan para transferleri çoğu durumda “borç ödemesi” olarak değerlendirilebiliyor. Bu durum, olası dolandırıcılık şikayetlerinde paranın geri alınmasını zorlaştırabiliyor.
Uzmanlara göre dolandırıcılar, mağdurlardan gelen parayı savunurken “borç karşılığı ödeme yapıldı” iddiasını öne sürebiliyor. Bu nedenle para gönderirken işlem açıklamasına mutlaka ne için gönderildiğinin net şekilde yazılması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, özellikle ticari olmayan para gönderimlerinde açıklama alanının boş bırakılmaması gerektiğini belirterek, “hizmet bedeli, ürün ödemesi veya iade koşuluna bağlıdır” gibi ifadelerin ileride yaşanabilecek anlaşmazlıklarda kritik önem taşıdığını ifade ediyor.
Son dönemde yaygınlaşan bir diğer yöntem ise küçük tutarlı “deneme transferleri”. Dolandırıcılar, 1 TL veya 5 TL gibi düşük meblağlar göndererek hesapların aktifliğini test edebiliyor ve ardından farklı yöntemlerle hedef kişileri tuzağa çekebiliyor.
Bu tür durumlarda kullanıcıların gelen parayı sorgulamadan iade etmemesi, doğrudan banka ile iletişime geçmesi öneriliyor.
Uzmanlar ayrıca dolandırıcıların, üçüncü kişilere ait banka hesaplarını “kolay kazanç” vaadiyle kullanabildiğini, bu hesap sahiplerinin çoğu zaman öğrenciler veya iş arayan kişiler olduğunu belirtiyor. Ancak bu durum, mağdurların hukuki haklarını ortadan kaldırmıyor.
Olası bir dolandırıcılık durumunda ilk 15 dakika içinde bankaya “şüpheli işlem bildirimi” yapılması ve eş zamanlı olarak savcılığa başvurulması halinde paranın bloke edilme ihtimalinin bulunduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar, para transferi sonrası dolandırıcılık şüphesi oluştuğunda şu adımların hızlıca uygulanması gerektiğini belirtiyor: