Aşgirek, Gurik, Dağbek ve çevre köyleri platformu, projeye karşı yaklaşık 2 bin imza toplayarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim etti.
İmza teslimi öncesinde kurum binası önünde bir açıklama yapan platform üyelerine, çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi. “Topraklarımızın zehirlenmesine izin vermeyeceğiz” ve “Hel Dağı’nda maden istemiyoruz” yazılı dövizler dikkat çekti.
Platform adına konuşan Kasım Fırat, Türkiye’nin farklı bölgelerinde maden ruhsatlarının hızla arttığını belirterek, Pülümür çevresinin de bu süreçten etkilendiğini söyledi. Bölgeye yakın alanlarda yaklaşık 20 bin dönümlük bir sahada maden ruhsatı bulunduğunu ifade etti.
Fırat, planlanan projenin ekonomik kalkınmadan çok doğa tahribatı riski taşıdığını savunarak, bölgedeki üretim alanlarının zarar görebileceğini dile getirdi.
Açıklamada, proje sahasının mera niteliğinde olduğu ve geçmişte benzer projelerin bu gerekçeyle iptal edildiği hatırlatıldı. Bölgedeki tarım ve hayvancılığın olumsuz etkilenebileceği ifade edildi.
Hel Dağı ve çevresinin zengin bitki örtüsüne ve endemik türlere ev sahipliği yaptığı belirtilirken, bölgede Anadolu parsı, vaşak, dağ keçisi ve kaya kartalı gibi koruma altındaki türlerin bulunduğu vurgulandı.
Ayrıca Munzur Havzası’nın biyolojik çeşitliliği ve arıcılık faaliyetleri açısından önemli bir ekosistem olduğu ifade edildi.
Bölge halkı ve platform temsilcileri, maden projesinin doğal yaşamı ve yerel üretimi olumsuz etkileyeceğini savunarak projeye karşı olduklarını yineledi. Toplanan imzaların yetkililere teslim edilmesinin ardından açıklama olaysız şekilde sona erdi.