Doktor Mark Hyman, son podcast programı ‘The Dr. Hyman Show’da, herkes için uygun tek bir diyetin bulunmadığını ifade etti: “Gerçek şu ki, en ideal diyet, bireylerin biyolojisine uygun olan diyettir. Hepimiz farklıyız. Tek tip bir diyetin herkese hitap etmesi mümkün değil.”
Hyman’a göre sağlıklı beslenmenin temelinde, gerçek gıdalar ile “gıdaya benzer maddeler” arasındaki farkı ayırt etmek yatıyor: “Yiyecek, bir organizmanın sağlığını, gelişimini ve büyümesini destekleyen unsurdur. Açık olmak gerekirse, günümüzde Amerika’da pek çok insanın tükettiği şey, tanım itibarıyla yiyecek değil; yiyeceğe benzeyen bir madde. Bu durum yalnızca ABD ile sınırlı değil.”
İşlenmiş gıdalar, raf ömrü ve pratiklik amacıyla üretilen aşırı işlenmiş ürünlerden ayrı bir kategoridedir. Hyman, yiyeceklerin enerji kaynağı olmanın ötesinde farklı bir işlev taşıdığını belirterek, “yiyecek ilaçtır” ifadesini kullanıyor.
Bitkilerde bulunan binlerce biyoaktif bileşik, iltihaplanma, detoksifikasyon ve hastalık riskini etkileyebilir. Hyman, “Vücudunuza aldığınız her şey, ya fayda sağlayacak ya da zarar verecek bir ilaç gibidir” diyerek yiyeceklerin önemini vurguladı.
Hyman, bireylerin yiyeceklere karşı gösterdikleri tepkilerin belirlenmesinde önemli bir faktörün kan şekeri düzenlemesi olduğunu ifade ediyor. Rafine nişasta ve yüksek şeker içeren diyetlerin metabolik sağlığı olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor: “Eğer kan şekeriniz dengede değilse, yüksekse ya da insülin düzeyiniz fazlaysa, bu metabolizmanızı olumsuz yönde etkileyecektir.”
Metabolik kontrolün bozulması yalnızca diyabet ve kalp hastalığıyla değil, aynı zamanda ruh sağlığı sorunlarıyla da ilişkili olduğunu belirtiyor.
Mayo Clinic’e göre, keto diyeti yüksek yağ, orta düzeyde protein ve düşük karbonhidrat alımına dayanmaktadır. Bu diyet, karbonhidrat alımını azaltarak vücudu şeker yakımından yağ yakımına geçirmekte ve bu süreç ketozis olarak adlandırılmaktadır.
Hyman, keto, paleo, vegan ve Akdeniz diyeti gibi yaygın beslenme planlarının, nasıl uygulandıklarına ve bireyin biyolojisine uygun olup olmadığına bağlı olarak faydalı veya zararlı olabileceğini dile getiriyor.
Keto diyetinin beyin için etkili bir enerji kaynağı sağladığını, kan şekerini dengeleyebileceğini ve iltihabı azaltabileceğini belirtiyor. Ancak yanlış uygulandığında zararlı olabileceği konusunda da uyarıyor:
“İnsanlar hata yapabilir ve bu kötü sonuçlar doğurabilir. Kötü bir uygulama ile tam gıdalar, sebzeler ve kaliteli yağlar üzerine kurulu versiyonlar arasında büyük bir fark vardır. Çoğu insan için bu bir araçtır, kalıcı bir yaşam tarzı değil.”
Paleo diyeti, meyve, sebze, yağsız et, balık, yumurta, kuruyemiş ve tohumlardan oluşurken; vegan diyeti tamamen hayvansal ürünlerden uzaktır. Hyman, bu diyetlerin dikkatlice uygulandığında ve bireyin yaşam tarzına göre düzenlendiğinde uygun olabileceğini aktarıyor.
Uzun ömür ve kalp sağlığı ile sıkça ilişkilendirilen Akdeniz diyeti de uygulanış biçimine göre farklı sonuçlar doğurabiliyor. Hyman, enerji seviyeleri, yeme isteği ve diğer göstergelerin bir diyetin etkili olup olmadığını anlamada kritik olduğunu belirtiyor.
Sebze, zeytinyağı, balık ve baklagiller açısından zengin geleneksel Akdeniz diyeti, rafine ekmek ve makarnaya dayalı modern versiyonlardan ayrılmalıdır. Hyman’a göre temel prensip, her bireyin biyolojik tepkisine dikkat etmektir: “Biyolojiniz her zaman doğruyu söyler. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Enerjiniz arttı mı? İştahınız azaldı mı? Uykunuz daha iyi mi?”
Hyman, vücudu “odadaki en zeki doktor” olarak tanımlıyor ve her yemeğin faydalı mı yoksa zararlı mı olduğunu sürekli olarak işaret ettiğini ifade ediyor: “Biyolojiniz her zaman doğruyu söyler.”
Yeni bir diyet programına başlamayı düşünen herkes, öncelikle bir sağlık uzmanına danışarak onun için uygun olup olmadığını değerlendirmelidir. Uzmanlara göre, kişiye özel, dengeli ve biyolojiye uygun bir beslenme, uzun vadeli sağlık ve yaşam kalitesi için en doğru yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.