Mobil
Sağlık

Çay Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hatalar Kanser Riskini Artırıyor!

4 Nisan 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Çay içimi sırasında yapılan hatalar, kanser riskini artırmakta; Türkiye'deki bazı kanser türlerinin sıklığı, yerel beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılıdır.

Mide ve Yemek Borusu Kanserleri Hakkında Önemli Bilgiler

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Çolak, Türkiye'deki mide ve yemek borusu kanserlerinin görülme sıklığının farklı bölgelerde değişiklik gösterdiğini belirterek, bu değişimlerin beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Çolak, mide sağlığının bireylerin yaşam kalitesini etkileyen hayati bir unsur olduğunu ifade etti. Gastrit, ülser ve reflü gibi mide rahatsızlıklarının toplumda yaygın olduğunu söyleyen Çolak, bu hastalıkların ortaya çıkmasında genetik faktörlerin yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da etkili olduğunu aktardı.

Mide hastalıkları, toplumda yaygın olarak karşılaşılan sağlık sorunları arasında bulunmaktadır.

Beslenme Alışkanlıklarının Sindirim Üzerindeki Rolü

Sindirim sistemi organlarının beslenme alışkanlıklarından etkilendiğini belirten Prof. Dr. Şükrü Çolak, “Yemek borusu, mide ve ince bağırsaklar, yeme alışkanlıklarından en fazla etkilenen organlardır. Sindirim sürecinin başlangıcı ve gıdaların midede uzun süre kalması nedeniyle genellikle ilk tepkiyi mide gösterir. Bu tepkiler hafif ekşime ve yanmadan, şiddetli ağrıya kadar değişiklik gösterebilir” dedi.

Çolak, gastroözofageal reflü durumunda ağıza acı su gelmesi, öksürük ve boğaz ağrısının sık görülen belirtiler arasında olduğunu ifade etti. Yemek borusu kanserinde yutma güçlüğü ve kilo kaybı, mide kanserinde ise erken doyma, kilo kaybı ve kansızlık nedeniyle halsizlik gibi yaygın belirtiler olduğunu belirtti.

Mide ve yemek borusu kanserlerinin belirtilerinin göz ardı edilmemesi son derece önemlidir.

Türk Mutfağının Zenginliği ve Sağlık Üzerine Etkileri

Prof. Dr. Çolak, Türk mutfağının tarihsel olarak birçok kültürden etkilendiğini belirterek, “Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan göç ve ticaret yolları, Anadolu'nun çeşitli medeniyetlerin merkezi olmasını sağlamış ve Türk mutfağını oldukça zengin hale getirmiştir. Osmanlı dönemindeki saray mutfağı, dünyanın en gelişmiş mutfaklarından biri olarak bilinmektedir” dedi.

Günümüzde Türk mutfağının gastronomi turizmi sayesinde dünya genelinde tanınmaya başladığını belirten Prof. Dr. Çolak, kebap, baklava, mantı ve kahvaltı kültürünün uluslararası alanda bilinir hale geldiğini ifade etti.

Türkiye'de bazı kanser türlerinin görülme sıklığının bölgesel beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak değişebildiğini söyleyen Prof. Dr. Çolak, şu bilgileri paylaştı:

  • Adana ve Çukurova bölgesinde mide kanseri Türkiye ortalamasına yakın bir seyir izlerken, özofagus kanseri daha sık görülmektedir.
  • Bu bölgede kömür ateşinde et tüketimi, aşırı sıcak çay içimi ve baharatlı, yağlı yemekler risk faktörleri arasında yer almaktadır.
  • Doğu Anadolu'da mide kanseri daha yüksek oranlarda görülmektedir. Tandır ekmeği ve tuzlu, salamura gıdalar risk oluşturmaktadır.
  • Karadeniz bölgesinde turşu ve aşırı tuzlu gıdaların yaygın tüketimi mide kanseri riskini artırmaktadır. Sebze ve meyve tüketiminin azalması da etkili bir faktördür.

Özellikle Van ve Erzurum gibi bazı yerlerde aşırı sıcak çay tüketiminin yemek borusu kanseri riskini artırabileceğini ifade eden Çolak, “Aşırı sıcak içecekler yemek borusu mukozasında kronik tahrişe yol açarak kanser riskini artırabilir” dedi.

Riskleri Azaltmak İçin Öneriler

Prof. Dr. Çolak, aşağıdaki beslenme alışkanlıklarının mide kanseri riskini artırabileceğini vurguladı:

Beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin reflü ve mide hastalıklarının kontrolünde önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Çolak, “Asitli, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmak, küçük porsiyonlarla sık öğünler yemek ve yemek sonrası dik pozisyonda kalmak, mide rahatsızlıklarının kontrolünde etkili stratejilerdir” dedi.

Yemek borusu ve mide kanserlerinde erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Çolak, “Endoskopik incelemelerin yaygınlaşması sayesinde kanser öncesi lezyonlar ve erken dönem kanserler daha sık tespit edilmektedir. Orta ve ileri evre tümörler ise endoskopik ultrason, tomografi, MR ve PET gibi görüntüleme yöntemleriyle detaylı bir şekilde değerlendirilmektedir” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Şükrü Çolak, mide ve yemek borusuyla ilgili şikayetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Beslenme alışkanlıklarımız nedeniyle bu kanser türleri ülkemizde önemli bir sıklıkta görülmektedir. Bu nedenle belirtiler önemsenmeli ve gerekli incelemeler yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.