Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi, elektrikli araç dönüşümünü sadece teknoloji açısından değil; aynı zamanda altyapı, operasyon, kullanıcı deneyimi ve çok paydaşlı iş birlikleri bakış açısıyla ele alan tematik Yuvarlak Masa Toplantıları serisinin ikinci oturumunu düzenledi. “Kiralama sektörünü daha çevre dostu hale nasıl getirebiliriz?” başlıklı bu toplantıda, otomotiv ve mobilite ekosisteminin çeşitli alanlarından katılımcılar bir araya geldi. Etkinlik, Kia Türkiye ve Voltify'nin sponsorluğunda gerçekleştirildi. SMİ tarafından organize edilen bu tematik yuvarlak masa toplantıları, sürdürülebilir mobilite dönüşümüne yönelik ortak bir anlayış geliştirmek, sektörler arası iletişimi güçlendirmek ve uygulanabilir stratejiler oluşturmak amacıyla hayata geçirilmektedir.
Toplantıda, elektrikli mobilite dönüşümündeki en büyük zorluğun sadece araç parkının elektrikli hale getirilmesi olmadığına vurgu yapıldı. Bu dönüşümün nasıl genişletileceği, uzun vadede nasıl sürdürülebilir hale getirileceği ve tüm paydaşlar için işleyen bir iş modeline nasıl dönüştürülebileceği konuları ele alındı. Toplantının ana gündemini, elektrikli araç dönüşümünün bir ürün değişiminden öteye geçerek operasyonel süreçler, şarj altyapısı, enerji sistemleri, kullanıcı deneyimi ve sektörler arası iş birliği başlıkları oluşturdu.
Toplantının açılışında Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi Kurucu Başkanı Hakan Doğu, “Şarj altyapısını, enerji depolama sistemleriyle birlikte ele almadan bu dönüşümü sağlıklı şekilde ölçeklemek mümkün değil” ifadesiyle, elektrikli mobilitenin enerji ekosistemiyle entegre bir şekilde ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Ancak çözümün yalnızca istasyon sayısını artırmakla sınırlı kalamayacağını belirten Doğu, şarj altyapısının enerji depolama sistemleriyle birlikte düşünülmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Bu yaklaşımın, elektrikli mobilitenin enerji sistemleriyle uyumlu ve bütüncül bir şekilde gelişmesi açısından belirleyici olduğu belirtildi.
Elektrikli mobilitenin mimari ve mekânsal yönleri, Bega Architects Kurucu Mimarı Begüm Aydınoğlu Yurdakul tarafından ele alındı. Yurdakul, yeni mobilite deneyimlerinin yalnızca teknik çözümlerle değil, insan odaklı tasarım anlayışıyla şekilleneceğini ifade ederek, sürdürülebilirliğin kullanıcı deneyimi ile doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.
Operasyonel kiralama perspektifinden değerlendirmelerde bulunan Hedef Filo Genel Müdürü Önder Erdem, elektrifikasyonun otomotiv sanayisindeki en büyük dönüşümlerden biri olduğunu ifade etti. Bu dönüşümün sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için üreticilerle kiralama sektörünün yakın ve sürekli iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Kia Türkiye Genel Müdürü Can Ağyel, Kia'nın elektrikli mobiliteye yönelik küresel hedeflerine değinerek, 2030 yılı itibarıyla markanın toplam satışlarının yüzde 40'ının elektrikli araçlardan oluşmasının planlandığını belirtti. Bu hedef, elektrikli mobilitenin artık geleceğe dair bir senaryo değil, bugünün stratejik iş planlarının merkezinde yer aldığını göstermektedir.
Ayvens Türkiye Ülke Genel Müdürü Türkay Oktay, elektrikli araç dönüşümünün yalnızca araçların elektrikli hale getirilmesiyle sınırlı kalamayacağını belirtti. Üretimden enerji kullanımına, şarj altyapısından ev ve ofis çözümlerine kadar uzanan çok paydaşlı bir yapının gerekliliğine dikkat çeken Oktay, bu dönüşüm için ortak bir makro plan ihtiyacının altını çizdi.
Voltify CEO’su Mehmet Yiğit, bireysel pazarda hızla artan elektrikli araç talebinin filo ve kiralama alanında aynı hızda karşılık bulamadığını belirtti ve çözümün sektör oyuncularının ortak hareket edebileceği alanlar yaratmaktan geçtiğini vurguladı. Kullanıcı deneyimi ve global ekosistem konuları ise Electrip Global CEO’su İnanç Salman tarafından ele alındı. Salman, şarj süreçlerinin kullanıcılar için sorunsuz bir deneyime dönüştürülmesinin, elektrikli mobilitenin yaygınlaşmasında kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Enerji altyapısı ve şebeke perspektifi Saruhan Doğan tarafından değerlendirildi. Doğan, üretim, iletim ve dağıtım altyapısı ile şarj istasyonlarının dağıtım şebekelerine etkilerini; fizibilite, yatırım dengeleri ve güncel sektör verileri ışığında inceledi.
Toplantının genel çerçevesi, elektrikli araç dönüşümünün tek bir paydaşın çözebileceği bir mesele olmadığı yönünde şekillendi. Üreticilerden kiralama şirketlerine, enerji firmalarından teknoloji sağlayıcılarına kadar tüm ekosistemin ortak bir vizyon, koordinasyon ve uzun vadeli planlama ile hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu buluşma, sektörler arası diyaloğun ve iş birliğinin sürdürülebilir mobilite dönüşümündeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi, dijitalleşme ve veri odaklı sistemler aracılığıyla iklim değişikliği ile mücadele ederek sürdürülebilir bir gelecek sağlamak adına mobilite çerçeveleri geliştirmeyi ve bu sürecin her aşamasına toplumu dahil etmeyi amaçlayan bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir düşünce kuruluşudur. Entegre, akıllı ve sürdürülebilir kent mobilitesine yönelik yenilikçi çözümler üretmeye odaklanan SMİ, şehir mobilitesinin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerine veri temelli yaklaşımlar sunmaktadır. SMİ’nin temel motivasyonu, özellikle üniversite öğrencileri ve genç nesillerin sürdürülebilir mobilite perspektifiyle donatılmasını teşvik etmek; eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri aracılığıyla bu alanda farkındalıklarını artırarak geleceğin karar vericileri ve liderleri olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır.