Avrupa Birliği, bölgede artan risklere dikkat çekerek uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.
Kaja Kallas, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel deniz güvenliği açısından ciddi bir uyarı olduğunu belirtti.
Kallas, artan tehditlerin yalnızca gemi hatlarına yönelik saldırılarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda deniz altı altyapısına yönelik sabotaj risklerini de içerdiğini vurguladı. Bu nedenle uluslararası düzeyde güçlü bir koalisyonun oluşturulmasının artık kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Dünya enerji taşımacılığının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıkların, küresel ekonomi üzerinde doğrudan etkili olacağına dikkat çekildi. AB, uluslararası hukuka aykırı şekilde seyrüsefer özgürlüğünü kısıtlayan girişimlere karşı durmaya devam edeceğini açıkladı.
Kallas, konuşmasında Orta Doğu’daki gerilimle birlikte Rusya-Ukrayna Savaşı’na da değinerek, bu iki bölgenin uluslararası hukukun en ağır ihlal edildiği alanlar arasında yer aldığını söyledi.
AB yetkilisi ayrıca, Birleşmiş Milletler bünyesindeki veto sisteminin etkinliğini sorguladı. Özellikle kitlesel insan hakları ihlallerinde veto yetkisinin sınırlandırılması gerektiğini savunan Kallas, mevcut sistemin krizlere çözüm üretme kapasitesini zayıflattığını dile getirdi.
ABD, İsrail ve İran arasında haftalardır devam eden çatışmaların gölgesinde, Hürmüz Boğazı’ndaki askeri ve siyasi hareketlilik dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bölgede yaşanabilecek yeni bir tırmanma, enerji arzı ve ticaret zincirlerinde uzun süreli dalgalanmalara yol açabilir.
AB’nin yaptığı bu çağrı, küresel güvenlik ve ekonomik istikrar açısından deniz yollarının korunmasının giderek daha kritik hale geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor.