Moda sektöründe neler yaşanıyor? Yeni tasarımlar, dikkat çeken koleksiyonlar, en popüler trendler, ünlülerden gelen güzellik ipuçları ve en çok tercih edilen etkinlikler hakkında bilgi almak için haftalık e-bültenimize abone olun.
Natalie Portman'dan Charli XCX'e, Salman Rushdie'den Courtney Love'a kadar uzanan isimlerin yer aldığı bu seçki, festivalin en çok dikkat çeken 10 eserini inceliyor.
Bu yılki Sundance Film Festivali, tarihine iki önemli olay ekleyerek kapılarını açıyor. Festival, kurucusu Robert Redford'un geçtiğimiz eylül ayında 89 yaşında vefat etmesinin ardından ilk kez onun yokluğunda düzenleniyor. Ayrıca, bu etkinlik, 1978'den bu yana festivalin düzenlendiği Utah'ta gerçekleşen son Sundance olacak.
Utah'taki bu son gösterim, festival için etkileyici bir kapanış yapabilir mi? İşte bu yılın öne çıkan 10 filmine dair bir liste.
Natalie Portman'ın süper kahraman evrenlerinden uzaklaştığında nasıl parladığını bir kez daha hatırlatan The Gallerist, çağdaş sanat dünyasına karanlık ve alaycı bir perspektif sunuyor. Art Basel Miami fuarının arka planında geçen film, Portman'ın canlandırdığı bir galericinin, bir cesedi sanat eseri olarak kullanma çabasını anlatıyor.
Sanat piyasasının etik sınırlarını, gösteriş tutkusunu ve kapitalizmin çürümüşlüğünü hicveden bu film, yalnızca konusu değil, aynı zamanda oyuncu kadrosuyla da festivalin yıldızı olmayı hedefliyor. Jenna Ortega, Da'Vine Joy Randolph, Sterling K. Brown, Catherine Zeta-Jones ve Charli XCX gibi isimlerden oluşan ekip, The Gallerist'i Sundance'in en çok konuşulan yapımlarından biri haline getirebilir.
Charli XCX için 2026, sinema açısından yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Sanatçı, The Moment filminde abartılı, ironik ve bilinçli bir şekilde karikatürize edilmiş bir versiyonunu canlandırıyor. Bu yapım, pop yıldızları üzerine son yıllarda artan ve onları yücelten belgesellere absürt bir yanıt niteliği taşıyor.
İngiliz şarkıcının '2024'teki brat summer döneminde farklı tercihler yapsaydı ne olurdu?' sorusundan yola çıkan film, pop kültürüyle alay ederken, şöhretin kırılgan doğasını da sorguluyor. Spinal Tap referansları içeren bu mockumentary, ya tam isabetli bir kült film ya da tartışmalı bir deneyim olarak öne çıkabilir.
Film, Salman Rushdie'nin 2022'de New York'ta sahnede uğradığı saldırıyı merkezine alıyor. Ancak Knife, beklenildiği gibi bir şiddet hikayesi ya da suç belgeseli değil. Rushdie'nin aynı adlı anı kitabından uyarlanan yapım, olayın ardından yaşanan bedensel ve zihinsel yaralara odaklanıyor.
Belgeselin en dikkat çekici yönlerinden biri, Rushdie'nin eşi, yazar ve şair Rachel Eliza Griffiths tarafından çekilen görüntülerin filme dahil edilmesi. Bu kişisel kayıtlar, izleyiciyi yalnızca tanık olarak değil, aynı zamanda mahrem bir alana da çekiyor.
Sundance, son yıllarda mutlaka bir korku filmi sunuyor. Bu yıl bu rolü üstlenmesi beklenen film Buddy. Yapım, bir grup genç kızın, masum bir çocuk televizyon programının karanlık ve tehditkar versiyonundan kaçışını konu alıyor.
Buddy'yi sıradan bir korku filminden ayıran şey yalnızca hikayesi değil, arkasındaki yaratıcı ekip. Barbarian ve Weapons gibi son yılların en rahatsız edici eserlerine imza atan yapım şirketinin eseri olan film, korkuyla absürd mizah arasında bir denge kurmayı vaat ediyor. Cristin Milioti, Michael Shannon, Patton Oswalt ve Keegan-Michael Key gibi isimlerden oluşan oyuncu kadrosu, filmin hem tehditkar hem de alaycı bir ton taşıyacağını gösteriyor. Yeni bir korku deneyimi olarak tanıtılan Buddy, Sundance'te gecenin sonunda dikkat çeken yapımlardan biri olabilir.
Bu yıl Sundance'te izlenebilecek filmler arasında The Friend’s House Is Here, şimdiye kadar en güncel hissettiren yapım olarak öne çıkıyor. İran'da gizlice çekilen film, sanatsal üretimin ve ifade özgürlüğünün sistematik olarak baskılandığı bir ortamda, iki kadının birbirini koruma mücadelesini ele alıyor.
Filmin arka planı, hikayesi kadar çarpıcı. Çekimler, geçtiğimiz yaz bombardımanların sürdüğü bir dönemde tamamlandı. Prömiyeri ise İran'da internetin kesildiği ve protestoculara yönelik şiddetin arttığı bir zaman dilimine denk geliyor. Ayrıca, ABD'nin seyahat yasakları nedeniyle, filmin iki kadın başrol oyuncusu ve birçok ekip üyesi Sundance'e katılamıyor. Jafar Panahi'nin politik gerilim filmi It Was Just an Accident Oscar yarışında ilerlerken, bu film de İran sinemasının direncini ve bedelini hatırlatan güçlü bir yankı yaratıyor.
Yapay zeka, artık günlük yaşamın merkezine yerleşti. Sundance 2026, bu kaçınılmaz dönüşümü ele alan belgesellerle dolu ve bunların en dikkat çekeni The AI Doc: Or How I Became an Apocaloptimist. Oscar ödüllü Daniel Roher, bu kez kamerayı algoritmalara, veri setlerine ve insanlığın geleceğine çeviriyor.